DOLAR 18,8309 0.02%
EURO 20,2089 0.04%
ALTIN 1.135,200,30
BITCOIN 4353650,46%
İstanbul

HAFİF KAR YAĞIŞLI

18:36

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Tesis Yönetim Sektörünün Stratejik Analizi: Küresel Meydan Okumaya Karşı Dijirati Olmak!
1766 okunma

Tesis Yönetim Sektörünün Stratejik Analizi: Küresel Meydan Okumaya Karşı Dijirati Olmak!

ABONE OL
Ocak 22, 2023 08:53
Tesis Yönetim Sektörünün Stratejik Analizi: Küresel Meydan Okumaya Karşı Dijirati Olmak!
0

BEĞENDİM

ABONE OL
https://www.esnafbulteni.com/wp-content/uploads/.jpg
300x250r

Tesis yönetim sektörü global düzeyde önemli bir büyüklüğe sahiptir.  Küresel olarak Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerde sektörün toplam büyüklüğü her ülke için 100 Milyar doların üzerindedir. Yüksek bir büyüme rasyosuna sahip olan sektör dijital ekonomide iş süreçlerinin yönetiminde de önemli bir destek hizmetleri rolü üstlenmektedir. Euromonitor verilerine göre sektör 2021 yılında Türkiye’de %23,5 büyüyerek ciro değeri açısından bölgesel olarak 13. sırada yer almaktadır. Sektörün cirosunun ise 2021-2026’ya göre %0,5’lik bir CAGR ile büyüyeceği tahmin ediliyor. Türkiye 5,5 milyar ABD doları ciro ile 2021’de Batı Avrupa pazarının toplamının %0,9’unu oluşturuyor. Sektörün kârlılığı artmaya devam ederken 2021 yılında cironun %33,1’i ile bölgesel olarak en yüksek seviyeye ulaştığını gözlemliyoruz. Sektörün maliyetleri, büyük ölçüde artan B2B maliyetleri nedeniyle 2021’de %22 artmış toplam şirket sayısı 2021’de 48.779 adede yükselmiştir. B2B, 2021’de toplam talebin %92,6’sını temsil etmektedir. Bu nedenle B2B harcamalarıyla pazarın ana talebini yönlendiriyor…

Kaynak: Euromonitor, 2022.

Türkiye’de sektörün büyümesi 2021 yılına göre hızlanmıştır. Sektörün 2026 yılında Batı Avrupa’da büyüklük sıralamasında 15. sırada yer alması beklenmektedir. Mutlak sektör ciro büyümesi açısından Türkiye’nin Batı Avrupa bölgesinde 18. sırada yer alması öngörülmektedir. Bu, Türkiye’deki tesis yönetim hizmetler sektöründen B2B talep potansiyelinin diğer bölge ülkelerine kıyasla daha zayıf olduğunu göstermektedir. Aşağıdaki tablo da bize Türkiye’de sektörün ne kadar büyük bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Özellikle Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya ile karşılaştırdığımızda sektörün gelişimine yönelik yüksek büyüme potansiyeli daha net bir şekilde görülecektir.

Türkiye’de sektör operasyon maliyetleri 2021’de %22 arttı. Toplam sektör operasyon harcamalarının %69,1’ini temsil eden B2B maliyetlerinden büyük ölçüde etkilendi. Ayrıca, ofis idari ve diğer iş hizmetlerinde ortalama maaş 2021’e göre reel olarak arttı. Bu arada çalışan başına ciro, yıl boyunca %12,2 arttı. Sektörün kârlılığı 2021’de artarak %33,1’e ulaştı. Türkiye, tesis yönetim hizmetleri sektörü kârlılığında Batı Avrupa bölgesinde birinci sırada yer alıyor.

Sektörün ticari performansına bakıldığında, Türkiye’de sektörün bölgedeki performansını değerlendirmek için kullanılan KPI’lar CAGR, kârlılık, mutlak büyüme, mevcut büyüklük gibi kondisyonlar kullanılmaktadır. Performans göstergeleri açısından bu kondisyonlar, ülkeleri bölgesel bağlamda sıralayarak oluşturur ve ülkeye özgü fırsatları hızlı bir şekilde belirlemeye yardımcı olur. 2022-2026 dönemine ait veriler sektörel öngörüleri içermektedir. Bu çerçevede sektörün ciro büyüklüğünde Türkiye 2021 yılında 13. sırada, CAGR% 2016-2021 yılları arasında 20. sırada, gelecekteki mutlak sektör büyümesi 2021-2026 yılları arasında 18. sırada olması tahmin edilmektedir. Gelecekteki CAGR % 2021-2026 yılları arasında 20. sıra, kârlılık düzeyi açısından da 2021 Batı Avrupa’da 1. sırada yer alması beklenmektedir. Bu da tesis yönetim sektörünün gelecek 10 yıl içerisinde katedeceği önemli bir mesafenin olacağını bize göstermektedir.  

Bu süreçte Türk şirketlerinin ve kurumlarımızın yeni süreçte rekabetlerini geliştirmek ve küresel pazarlarda var olmalarını sağlamak için dijitalleşme çalışmaları başlatmaları “zorunlu” bir aksiyon haline gelmiştir. Şirket yöneticilerinin, çalışanlarının ve akademik topluluklarının bundan hiçbir şekilde kaçışı yoktur. Herkesin kurumlarımızı korumak ve geliştirmek için bu misyona sahip çıkması gerektiği açıktır.

Artık dünyanın geleceğine dijital doğumlu ve dijirati şirketler yön veriyor. Buna hazır olmayan şirketleri çok kötü günler bekliyor. Özellikle 2000’den sonra gelişen yeni şirket yapıları ve yönetim sistemleri bugün ve yarının ana oyuncularıdır. Yeni normalin aktörleri dijital doğumlu şirketler ve dijiratiler olacaktır. Geleneksel tesis yönetim şirketleri ile Türkiye’de ve küresel pazarlarda rekabet edilemez…

Gelinen noktada Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm bir teknoloji olmaktan çıkmış yeni bir çağın temel paradigması olmuştur. Bu gelişmeyi doğru okuyamayanlar kendilerini güçlülerin insafına bırakmak zorunda kalacaktır. Örneğin Alman şirketleri için dijitalleşme teknolojik ve ticari bir süreç değil, aynı zamanda şirketlerin operasyon süreçlerinin daha geçirgen, yeni kalifikasyonlara açık, ileri eğitim faaliyetleri içeren bir süreçtir. Bu paradigma olumlu bir iş-yaşam dengesi için daha iyi seçenekler sunan, sosyal eşitsizliği azaltan, sosyal yenilikleri de içeren yapısal bir yeniden canlandırma sürecidir. Alman şirketleri Endüstri 4.0 ve dijitalleşme ile sadece yeni teknik seçenekler üretmeyi ve kullanmayı hedeflememiştir. Aynı zamanda kademeli olarak evrimsel değişikliklere dayanarak yıkıcı ABD modeline meydan okumaktadır.

Endüstri 4.0 tartışması sadece bir rekabetçilik sorunu değil, aynı zamanda ekonomi ve toplum için dijitalleşmenin sonuçlarını kontrol etme sorunuyla da ilgilidir. Bu nedenle, ülkeler dijitalleşmede verimlilik, rekabetçilik, istihdam, yeterlilik, hız, büyük veri ve veri güvenliği konularına odaklanmıştır. Bununla birlikte, dijitalleşmenin ülke ekonomileri için yıllık milyarlarca avroluk katma değer yaratması beklenmektedir.

Dijitalleşme emeğin sonu değil; teknolojik değişim, iş içeriği ve süreçleri için yeni şartlara, uygun niteliklere ve yeterliliklere sahip işgücü ile değişim anlamına gelmektedir. Dijitalleşme ile sadece emek ve üretim süreçleri değil, aynı zamanda profesyonel ihtiyaç profilleri de daha talepkâr, birbirine bağlı ve daha karmaşık hale gelmektedir.

Sonuç olarak dünyada yaşanan bu köklü ve radikal etkiler artık şirketlerin yeni normale göre yapılanmalarını zorunlu hale getirmiştir. Bu süreçte tesis yönetim sektöründeki 50 bin Türk şirketinin de bütüncül bir yönetim yaklaşımın temel çerçevesini oluşturan dijitalleşme dışında başka bir alternatif bulunmamaktadır. Özellikle dijital doğumlu şirketler bu süreçleri sorunsuz hatta daha yüksek büyüme ve kâr oranları ile hayatlarını sürdürme şansına sahiptirler. Diğer şirketlerin ise varlıklarını sürdürmeleri büyük bir risk altında olacaktır. Şirketlerimizin ve yöneticilerinin ivedi olarak analiz yaparak şirketin dijital olgunluk seviyesini geliştirmeleri gerekmektedir. Zor piyasa koşulları altında yapısal ve dijital dönüşüm başlatmaları kısa-orta vadeli faaliyetlerini sürdürmeleri açısında büyük önem taşımaktadır. Eğer şirketler dijital olgunluk seviyelerini yükseltemez, başka bir ifade ile dijirati olamazlar ise piyasada rekabet etme şansları tamamen ortadan kalkacaktır. Bu nedenle geleneksel yönetim anlayışına sahip bütün şirketlerin hem örgütsel yapılarını hızlı şekilde değiştirmeleri hem de dijital doğumlu şirketlere karşı güçlü reflekslere sahip olmaları için dönüşüm düğmesine acilen basmaları gerekiyor. 

300x250r

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.