DOLAR 32,2053 -0.22%
EURO 35,1156 -0.22%
ALTIN 2.498,171,32
BITCOIN 21550250,23%
İstanbul
20°

KAPALI

03:53

İMSAK'A KALAN SÜRE

Prof. Dr. Murat Kasımoğlu: “Şirketlerin yönetiminde ‘Ad Hoc’ yapı oluşturmak ve ‘Çeviklik’ kurtuluştur”
3459 okunma

Prof. Dr. Murat Kasımoğlu: “Şirketlerin yönetiminde ‘Ad Hoc’ yapı oluşturmak ve ‘Çeviklik’ kurtuluştur”

ABONE OL
28/04/2023 22:17
Prof. Dr. Murat Kasımoğlu: “Şirketlerin yönetiminde ‘Ad Hoc’ yapı oluşturmak ve ‘Çeviklik’ kurtuluştur”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Aniden gelen ve kısa süre sonra etkisini kaybeden krizler (deprem, salgın, bölgede veya komşu ülkelerde meydana gelen savaş ve yönetim zafiyeti, siyasi değişimler, küresel güçlerin ekonomiye müdahaleleri vb.) iyi yönetilmeyen ve çevik olmayan şirketleri ya büyük zararlara uğratıyor veya şirket iflas ederek birçok tedarikçisine de büyük zararlar veriyor.

Esnaf Bülteni Dergisi okurları için İş Strateji Uzmanı Prof. Dr. Murat Kasımoğlu’na ülkemizin bulunduğu coğrafi konum nedeniyle yukarda belirtiğimiz durumlarla karşılaşan şirketler ne yapmalı diye sorduk?

Prof. Dr. Murat Kasımoğlu’nun verdiği cevabı anlamayınca tüm şirket sahibi ve yöneticileri adına bize bu “Ad Hoc” u ve çevikliği anlatır mısın deyince ortaya güzel bir röportaj çıktı;

İlgiyle ve keyifle iyi okumalar!   

Günümüzde iş dünyası mütemadiyen krizlere maruz kalıyor. Neredeyse her gün dünyamızda bir şekilde ekonomik, siyasal, sosyal bir kriz ortaya çıkıyor. Dolayısıyla, işletmeler de yönetim politikalarını ve uygulamalarını bu çerçevede ele almak durumunda kalıyor.

Şirketlerin; ortaya çıkmış veya ön görülebilecek krizleri dikkate alan yönetim sistemleri geliştirmeleri ve örgütsel sistemlerini bu tür gelişmeleri dikkate alarak yönlendirmeleri gerekiyor. Kriz iklimi, piyasalarda hassasiyeti hissini artıyor. Bu hassasiyet işletmelerin etkin ve hızlı bir yönetim modeli ile hareket etmelerini gerekli kılıyor.

Krize hazır işletmeler gelecek süreç açısından çok daha etkin yönetim modelleri ortaya koyacaklardır. Bu süreçte en önemli modellerden bir tanesi işletmelerin “ad hoc” örgütlenmelere gitmeleri ve rekabetçi problem çözüm takımları kurmalarıdır. Bu tür modellerin işletme yönetim sistemlerinin bir parçası haline gelmesinin, yapısal revizyonlar gerektirdiği için, çok kolay olmadığı aşikâr.  Ad hoc yapılar, tam da bu zorluğu çözmeye yarayan kilitler. İşletmenin karşılaştığı kritik sorunların çözümünde oluşturulan geçici örgütsel yapılara Ad hoc yapılar denir. Bu yapı şirketin problemini çözene kadar süreçler üzerinde çalışır.

Ortaya çıkan küresel ve kriz odaklı iş iklimi, yeni başarı standartları ortaya koydu. Klasik modelde işletmelerin temel başarı kriterleri kâr, satış ve pazar payı gibi faktörlere dayanırken bugün bu faktörlere ek olarak, işletmelerin küresel ölçekte başarılı olmaları daha çok; yeni ürün geliştirme, mevcut pazarlarını genişletme, etkin iş birlikleri ve ortaklık kurma gibi faktörlere dayanıyor.

Bir işletmenin küresel düzeyde başarısını sürdürülebilir kılması için mutlaka her yıl yaklaşık %10 bandına büyümesi gerekiyor. Bu oran sağlıklı bir işletmenin sahip olması gereken önemli bir göstergedir. Diğer önemli başarı kriteri ise işletmelerde çalışan başına düşen kâr oranıdır. Artık klasik ölçme ve değerlendirme kriterleri yanında işletmelerin varlığını sürdürmesi için özellikle çalışan başına düşen kâr miktarını zaman içinde yükseltilmesi gerekiyor. Bu durum da işletmeler açısından hem satış odaklı hem de maliyet odaklı süreçlerin iyi bir şekilde yönetilmesini gerekli kılıyor.

Süreçleri iyi şekilde yönetmek, yenilikçi modeller geliştirmek işletmelerde çalışan başına düşen kâr miktarı üzerinde olumlu bir etki yaratacaktır. İşletmelerde çalışan başına düşen kâr miktarının yükseltilmesi orta ve uzun vade büyüme eğiliminde olacağını gösterir. Ayrıca işletmenin yeniden yapılanma ve örgütsel gelişim için yeterli düzeyde kaynağının olduğunu da gösterir.

Yeni paradigmada diğer önemli bir faktör ise yaratıcı ve yenilikçi düşüncenin işletmelerin bütün süreçlerinde kaldıraç rolü üstlenmesidir. Her sektörde en etkili işletmelerin temel niteliklerine baktığımızda karşımıza işletmelerin birçok alanda üst düzey yaratıcı bir yapısının olduğu görüyoruz. Yaratıcı işletmeler yaratıcı yapısını örgütsel sisteminin bütün unsurlarına yansıtarak kurumsal kültürlerine katkı sağlıyorlar. Operasyonlar, finans, satış, örgütsel yapı bu çerçevede etkin bir şekilde geliştirilip dönüştürülmüş oluyor. Yaratıcılık özellikle üretim ve hizmet süreçlerine yansıdığında işletmenin piyasada farklılaşmasına ve rekabet üstünlüğü sağlamasına büyük katkı sağlıyor.

Yenilikçi, çevik ve krizlere çözüm üreten yapılar üretim işletmelerinde orijinal ve yenilikçi ürünlerin üretilmesini; hizmet sektöründe ise sürecinin çok daha etkin, müşteri beklentilerini karşılayan, kişiye özel hissettiren butik hizmet üreten niteliklerde olmasına olanak sağlar. Bu tür işletmelerin yöneticilerinin klasik yönetici kapasite ve vizyonundan oldukça farklılaştığını herkes rahatlıkla gözlemleyebilir. Sonuç olarak yaratıcılık, yenilikçilik, kriz yönetimi, problem çözümünü kolaylaştıran “ad hoc” yapılar işletmelerin beşerî kapasitelerinin her bakımdan diğer işletmelere göre çok daha yüksek olmasına neden olur.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250
    300x250r