DOLAR 32,7878 1.53%
EURO 35,1602 0.53%
ALTIN 2.456,522,76
BITCOIN 2168143-1,28%
İstanbul
23°

PARÇALI AZ BULUTLU

17:09

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

kurbanumraniye
ALFA METAL Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bakaner; Mazeret yok! Mazerete sığınanlar değil, statükoyu zorlayanlar başarı olabilirler
1633 okunma

ALFA METAL Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bakaner; Mazeret yok! Mazerete sığınanlar değil, statükoyu zorlayanlar başarı olabilirler

ABONE OL
06/01/2024 22:51
ALFA METAL Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bakaner; Mazeret yok! Mazerete sığınanlar değil, statükoyu zorlayanlar başarı olabilirler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

6 senedir Türkiye’nin ilk 500 Sanayi Kuruluşu arasında yer alan ALFA Metal Alüminyum Sanayi Ticaret AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bakaner Esnaf Dergisi okurları için Üretim, İstihdam, İthalat, İhracat ve Alüminyumun geleceği ile yaşadığı tecrübeler ile tespit ve önerilerini anlattı.

Hem ALFA Metali hem de kendinizi ALFA Metalin kuruluşunu ve ne işler yaptığını ALFA metalin ne ürettiğini hayatınızdan da kısaca bahsederek bize anlatır mısınız? 

İsmim Ali Bakaner, ALFA Metal Alüminyum Sanayi Ticaret AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda ortaklarındanım. Biz alüminyumun hammaddesi olan külçe T-Bar ve hurda alüminyumdan yarı mamul BİYET üretiriz. Yüksek teknolojiye uygun fırınlarda; dünyanın en gelişmiş döküm sistemi olan 2 tane Amerikan sistemi olan Wagstaff sistemi ile üretim yapıyoruz. Amerika’da Bizim ürünlerimizle extrüzyon yapan fabrikalar; Kapı-Pencere Profili, Sanayi profili gibi savunma sanayine, otomotiv sanayine yönelik ve sanayinin değişik departmanlarında kullanılan malzemeler üretirler.

Jules Verne Aya Yolculuk isimli eserinde Alüminyumu çok güzel tarif eder; “Alüminyum altının asaletine, gümüşüm parlaklığına, bakırın uysallığına, camın saydamlığına sahip.”

Alüminyum kolay bulunabilir ve kolay işlenebilirliği ile demirden 3 kat daha hafifliğe sahiptir. Mukavemet ve alaşımlandırıldığı zaman çelikten demirden daha kuvvetli bir metal ortaya çıkar.

Alüminyumun, dünyanın her tarafında kullanım alanları artıyor; Dünyada kişi başına alüminyum tüketim ortalaması 10 kilogramdır. Dünyada en çok kişi başına 44,9 Kg. alüminyum tüketimi Almanya’dadır. Ardından kişi başına 38 kg ile Güney Kore gelir. Üçüncü 30,8 kilogram ile Japonya gelir. Amerika Birleşik Devletleri 28 kg iken Türkiye’de bu oran kişi başına yılda 13,6 kg.dır.

Ülkemizde alüminyum tüketimi gittikçe artacak ve kullanım alanları gittikçe çoğalacak, yoğunlaşacak. Alüminyum, sanayiden ulaştırmaya, savunma sanayisinden uzay sanayisine, elektronik parçalardan otomotiv’e konutlara kadar her yerde gittikçe kullanımı artarak yoğunlaşan bir metaldir.

Esnaf Dergisi Genel Yayın Koordinatörü ve LONCA İş Ağı Geliştirme Toplantıları Başkanı Eşref Küçükateş yaşamın ve ticaretin simgesi olan, üzerinde “ÖNCE SEN” yazan 1 Metre uzunluğundaki Derviş Kaşığını günün anısına Ali Bakaner’e hediye etti.

Ben bu işi severek yapıyorum. Alüminyuma beyaz altında derler aynı zamanda. ALFA Metal Alüminyum Sanayi Ticaret AŞ. 2022 Yılında İstanbul Sanayi Odasının belirlemiş olduğu Türkiye’nin ilk 500 firmanın içerisinde ve yine Türkiye İhracatçılar Meclisinin belirlemiş olduğu Türkiye’nin ilk 500 ihracatçı firmasının arasındayız, iftihar ediyoruz çok şükür. ALFA Metal, otomasyon ağırlıklı makinelere dayalı Seri üretim yapar. Bizim ciromuz geçen sene 2 nokta 2 milyar civarında idi bu sene de onu yakalayacağız. Allah’ın izniyle.

Bu sene ihracatımız azaldı fakat bu çok normal çünkü dünya genelinde ihracat azalmış. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesiyim oradaki verilere baktığımız zaman dünya genelinde alüminyum ihracatı azalmış. Çünkü biliyorsunuz Avrupa’da ve Amerika’da durgunluk var ve üretimlerini kısıyorlar, siparişlerini azaltıyorlar. Bazı sektörlerde de talebin üzerinde arz var. Dolayısıyla herkes bu stoklarını tüketmeye çalışarak stok maliyetinden kurtulmaya çalışıyor. Dünyada yaklaşık 75.000.000 ton alüminyum üretilir ve tüketilir. Bunun 42 – 43 Milyon tonunu Çin üretir. Çin’de de kişi başına alüminyum tüketimi aşağı yukarı 23 kilogramdır.

Türkiye’de bu ihtiyacın yani talebin çok üzerinde bir arz var. Dolayısıyla biz ihracat yapmak mecburiyetindeyiz. İlla ihracat illa ihracat diyoruz. Bizim dünya alüminyum sektöründen aldığımız pay %2,4’tür. Dünyada 12. sıradayız. Avrupa’da, Almanya’dan sonra en çok alüminyum kullanan tüketen ülkeyiz. Üretimimiz 2,5 Milyon tondur. Bunun 1,2 Milyon tonu ihracat edilir. Bir o kadar da iç piyasanın hizmetine sunulur. 

Bizim gelişmiş ülkelerin kişi başı tüketimine ulaşmamız için. Ne lazım, sizin gibi böyle kaç tane fabrikamı lazım? Ona göre mi bu rakamı yakalayacağız? Yoksa tüketim alanının çoğalmasıyla mı yakalayacağız? 

Evet, tüketim alanının çoğalmasıyla yakalayacağız. Mobilyada, konutta,  ofislerde, savunma sanayinde, uzay endüstrisinde, sanayinin diğer dallarında kullanım oranlarının yükselmesiyle kişi başına tüketimi artırabiliriz. Bizim üretimimiz çok yüksek. Türkiye’nin ihtiyacının üzerinden üretim var.

Çarpıcı bir örnek vereyim;

Almanya’nın yüzölçümü aşağı yukarı bizim yarımızdan daha az, 350 Milyon Km2. Almanya’da sanayi ayrılan pay, yüzölçümünün %2’sinden fazla. İtalya’da bu oran %1,5 ‘tan fazla. Bizde kaç biliyor musunuz? Türkiye’de sanayi payı 750 Milyon Km2 yüzölçümümüze göre %0,36’dır.

Bizim üretim ve ihracatımızın artması için daha uygun sanayi arazilerine ihtiyaç vardır.

Kiloya ulaşmak için gerekli yeterli üretim var ama alanı eksik. Alanı çoğaltmak için devlet bunu teşvik eder mi etmesi gerekir mi? Kullanım alanlarının çoğaltılması için şartnamelere eklenebilir mi. Ya da bir fabrikaya inşaatı yapılacağı zaman çelik konstrüksiyon yerine alüminyum alaşımla kuvvetlendirilmiş çelik kullanın diye teşvik ediyor mu? Çünkü kişi başı 44 kilo ya ulaşmak için gerekli gibi geliyor bana.

Bizim teknolojimizin artmasıyla birlikte alüminyum tüketimi tercih edilecektir. Zaten teknik adamlarımız, mühendislerimiz, mimarlarımız bunun önemini biliyorlar. Bizim Seydişehir tesislerimiz Toros Dağlarının altı alüminyum ham maddesi ile dolu daha çok çıkarabiliriz.

Çok iyi bir noktaya değindiniz Eşref Bey. Oradan çıkarmamızın şartı şuna bağlı alüminyum ve çelik endüstrisi ağırlıklı olarak enerji ağırlıklı bir sektördür, ikisi de enerji ağırlıklı bir sektördür. Enerjimiz bizim pahalı olduğu için ve bizim ülkemiz enerji fakiri olduğu ve dışarıdan ithal ettiğimiz için alüminyumu pahalı üretiyoruz. 15 sene önce ihracatçılar birliği yönetim kurulunda iken bir dergiye; “Rüzgâr esmeyebilir, Yağmur yağmayabilir, Güneş ışınlamayabilir ama nükleer santral 7 gün 24 saat de çalışır” diye makalemde yazmıştım.   

Bakın şu anda Amerika’da 96 tane nükleer santral var. 56 tane Fransa’da nükleer santral var. 55 tane Çin’de nükleer santral var. 25 tane Güney Kore’de. 15 tane İngiltere’de var. Rusya’da 37 tane var. Japonya’da 30 tane nükleer santral var. 

Toplam 32 ülkede 438 tane nükleer santral var. Şu anda 17 ülkede 7 tane nükleer santral inşaatı devam ediyor.

Alüminyum ve çelik sektörü enerjiye bağlı olan sektörlerdir. Enerjin ucuz olursa dünya ile rekabet yapabilirsin. Enerjimiz ucuz olmadığı için Torosların altındaki Boksit Madenini ucuz maliyetlerle çıkaramıyoruz, pahalıya geliyor. 

Katma değer yüksek ürünler yapmalıyız. Pazar çeşitlemesi ve ürün çeşitlemesi yapmalıyız. Bizim 2022 de ihraç ettiğimiz alüminyumun katma değeri 4.91 $/Kg. 2023’te düşüş var. Bu sene Ocak ayından Kasım ayına kadar 4.5 $/Kg. Yani 8 – 9 – 10 $/Kg. değerinde ürünler üretmeliyiz.

Biz katma değeri yüksek ürünlere odaklanmak zorundayız. Bunlardan bir tanesi de paslanmaz metal üretimidir. Paslanmaz metal üretimi yok yüksek teknolojik bir üründür. Türkiye paslanmaz çelik üretimine geçmek zorunda. 

Ali Bey, ilk 500 sanayi kuruluşu arasına kaç yıldır giriyorsunuz.  Bu istikrarını nasıl sağladınız? Dünya çalkalanırken savaşlar olurken sizin yerinizi korumanız önemli. Bunu nasıl sağladınız, nasıl sağlıyorsunuz? 

ALFA Metalimizin kuruluş süresi çok eski değil. 25 senelik bir mazisi var ama verimlilik ve sürdürebilirlik çok önemli. Benim 60 senelik bir ticaret hayatım var. Ticarete 9 yaşında başladım. Benim ticari hayatım mısır, simit, su satarak başladı. Ayrıca iyi bir usta olan ürünleri el üstünde tutulan Ahmet Ustanın oğluyum ben. Mühendisim makineceyim. Dolayısıyla mesleğimde yoğunlaşmak istedim. Mesleğimi en iyi yapmaya çalıştım.

Konfüçyüs der ki; “Ya bir yol aç, ya bir yol bul, ya da yoldan çekil”

Victor Hugo der ki; Kimse senin dalgalarla nasıl boğuştuğuna bakmaz, gemiyi limana getirip getirmediğine bakar” Onun için mazeret yok. Mazerete sığınanlar başarılı olamazlar. Statükoyu zorlayanlar başarı olabilirler.

Şimdi Türkiye’nin ihracatının arttırılmasından bahsediyoruz. Afrika sizin işin ve mesleğin neresinde Afrika açılı.mı için ne yapıyorsunuz? Ne yaptınız? Biraz da Afrika’dan bahseder misiniz?

Güzel bir noktaya değindiniz Eşref Bey bizim alüminyum sektörü olarak. İhracatımızın yüzde altmışı AB ülkelerine idi. Şimdi maalesef AB ülkeleri kendi sanayicilerini üreticilerini desteklemek için Türkiye’ye karşı bir anti danpink çalışması başlattılar. Biz orada iyi bir savunma yaparak iyi bir hukuki hazırlık yaparak Belçikalı bir avukatla birlikte. Bunun şu anda dondurduk. Ama ABD de yassı ürünlere karşı bir anti damping çalışması başlattı. Ve bazı firmalara vergi koydular. Yani şu anda yassı ürünlere vergi var. ABD şu anda gene extrüksiyon ürünlerine anti dampink çalışması yapıyor, devam ediyor. Martın sonuna doğru da neticelendirecek. Bunun içinde bir savunma yapıyoruz, bloke etmeye çalışıyoruz. Hem AB ülkelerindeki hem de ABD deki sanayiciler üreticiler üretimlerini azalttığı için biz ekstrasyon da olsun yassı ürünlerde olsun. Sektörde çok iyi bir noktadayız ve kendilerine rakip oldukları için bunları engelleme adına antidampink çalışmasını bize karşı koz olarak kullanıyorlar. 

Biz bu engellemeleri göz önünde bulundurarak üretimimizin ve ihracatımızın azalmasını önlemek için Afrika, Asya ülkeleri, Güney Amerika ülkeleri yani değişik alternatif pazarlar araştırmak aramak ve yönelmek zorundayız. Yeni pazarlara alternatif pazarlara gitmek zorundayız. Alternatifler oluşturmak zorundayız. Onun için şu anda ticaretin merkezi Asya’ya Afrika’ya kayıyor.

Alta metal üretmediği hangi ürünleri ürün gamına almayı düşünüyor, fabrikasını ya da imalatını büyütmeyi düşünüyor mu? Nerede yine aynı yerde mi, başka yerde mi? Bir hedefiniz bu yerde bundan bahseder misiniz? 

Eşref bey biz ALFA Metali kurarken üçlü bir hedef koyduk; “Yerel olarak en iyi olacağız. İkinci hedefimiz Ulusal olarak iyi olacağız. Bu ikisini gerçekleştirdik. Üçüncü hedefimiz de dünya devleri arasına girebilmek. Üçüncü hedefimiz de uluslararası olarak en iyi olmak. Bizim ürünlerimizi üreten başka firmalar var. Devlet destekli büyük firmalar var. Milyon tonlar üretiyorlar. Bizler hâlâ 100 binlerdeyiz, 80 binlerdeyiz, 90 binlerdeyiz. Seydişehir de 90 – 100 binlerde. Ortadoğu’da duba alüminyum olsun, Emal – Qatalium olsun, maden firması olsun, Bahreyn firması olsun bunların hepsi milyon tona yakın üretim yapıyorlar. Ve devlet destekli enerjiye çok ucuz bir şekilde ulaşıyorlar. Bizimde bu şartları sağlamamız lazım. ALFA Metalin önümüzdeki yıllarda yeni yatırımları olacak.

Birazda Hadımköy Sanayici ve İş Adamları Derneği ile Hadımköy Atatürk Sanayi Bölgesinden Bahsedelim mi?

ALFA Metal Hadımköy Atatürk Sanayi Bölgesinde üretim yapıyor ve faaliyet gösteriyor. Organize Sanayi Bölgesi olmasını çok istedik, Islah Organize Sanayi Bölgesi olması için çok uğraştık ama olmadı. Burada 650 civarı parsel var. Ve bunların çoğu şu anda üretim yapıyor. Üretim yapmayan boş parseller de var. Biz bunları toparlama noktasında ciddi bir danışmanlık firması ile çok çalıştık. Buraya bir çeki düzen verelim, organize sanayi disiplini getirelim istedik ama muvaffak olamadık. Buradaki bazı parsel sahiplerinin ve bazı sanayicilerin olayı geciktirmeleri veya olayın önemini anlayamamaları neticesinde bu gerçekleşmedi. İstanbul’a en yakın sanayi bölgesi olarak Hadımköy sanayi bölgesi var. İçerisinde ilk 500’de ve ikinci 500’de firmalarımız var. Araziler çok pahalı, burada arazi alıp tesis kurmak levent’te üretim yapmak gibi bir şey. Avrupa’da altyapısı hazırlanmış sanayi bölgesindeki arazilerin M2’si 30 € – 25 € civarında. Bizim sanayi parsellerine, sanayi arazilerine ihtiyacımız var. Sanayici sermayesinin büyük kısmını araziye yatırıyor, sonra kredi ile bina yapıyor, elinde işletme sermayesi kalmıyor, işletme sermayesine ulaşamayınca da ekonomik olarak zor durumda kalıyor. Sonuçta birçoğu kapanıyor. Dolayısıyla sanayiciyi bu çıkmazdan kurtaracak çözümlere ve desteğe büyük ihtiyaç var.

ALFA Metal Alüminyum Sanayi Ticaret AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı olarak bize zaman ayırıp çok kıymetli bilgi ve tecrübeleri aktardığınız için Esnaf Dergisi okurları adına teşekkür eder şükranlarımı sunarım.

Size ve Esnaf Dergisine ben teşekkür ederim bana bu fırsatı verdiğiniz için.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250
300x250r