DOLAR 32,2053 -0.22%
EURO 35,1156 -0.22%
ALTIN 2.498,171,32
BITCOIN 2164196-0,21%
İstanbul
19°

PARÇALI BULUTLU

17:01

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

GÜZEL BİR MİLLETİZ VESSELAM
1522 okunma

GÜZEL BİR MİLLETİZ VESSELAM

ABONE OL
25/02/2023 22:46
GÜZEL BİR MİLLETİZ VESSELAM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tanımadığım bir beyefendi, telefonla şu soruyu soruyor;

“Depremde evleri yıkılan iki kardeşimi çocuklarıyla beraber evimize aldık.

Üç odaya, üç aile yerleştik. Yardım ekibi, benim kardeşlerime maddi yardım yapıyorlar. Giyeceklerde sorun yok.

Battaniyelerde de sorun yok. Verilenleri yalnız onlar kullanıyorlar, biz kullanmıyoruz.

Ancak çamaşırları yıkamada sorun var.

Hepimizin kirlilerini birlikte çamaşır makinesine atıyoruz. Onlara verilen deterjanlarla bizim kendi deterjanlarımızı karıştırıp döküyoruz. Sorum şu; şimdi onların deterjanıyla bizim elbiseler de yıkanıyor.

Biz bunu ne yapalım? Onlara verilen deterjanla yıkanan elbiseyle biz, namaz kılabilir miyiz?

Onlara verilen el sabunlarının yanına biz kendi aldığımız el sabunlarını da koyuyoruz.

Eşim ve ben kendi sabunumuzla ellerimizi yıkıyoruz ama çocuklarımızın dikkat etmesi zor; ne yapalım?

Başta eşinizi tebrik ederim.

Senin kardeşlerini, kendi kardeşi gibi kabul ettiği için tebrik ederim.

Sabun ve deterjan konusunda hassasiyetiniz, beni de çok etkiledi.

Siz, kendi sabun ve deterjanınızı onlara verilenle karıştırıp kullanmakla hassasiyetinizi ortaya koyuyorsunuz.

Gönlünüz rahat olsun.

Onlara verilenler, onların malı olmuştur.

Onlar da o malı, diledikleriyle paylaşma, hediye etme yetkisine sahiptirler.

Onun için birlikte karıştırıp yiyin ve kullanın. Ama bu hassasiyetinizi yitirmemeye de dikkat edin.

Hani sevgili Peygamberimizle, Mekke’den Medine’ye hicret eden Müslümanlara, Medineliler evlerini açmıştı ya; işte şimdi siz, tam da onu yapıyorsunuz.

“Dualarınızın içine beni de katın” derim.

Şu anda deprem olan onbir ilde kurtarmak ve yardım etmek için gelen insan sayısını bilmiyorum ama İstanbul trafiğinde hep araba süren biri, “Deprem gününden beri İstanbul trafiği rahatladı” dedi, ben de “neden?” dedim, “İnsanlarımız on binlerce arabayla yardıma gittiler” dedi.

On binlerce kurtarma ve yardım için giden insan sayısına göre birkaç hırsızın adı olmaz. Aslında hırsızlar ıslah edilmeli ama ifşa edilmemeli. On tane hırsızla, on binler kıyaslandığında; hâlâ halkımızın sapasağlam, dinine imanına sahip olduğundan, üç odasına iki kardeşini ve çocuklarını alıp yardımdan gelen el sabununun kullanmasıyla ilgili fetva sorma ihtiyacı hisseden 84 milyonumuz var bizim.

Biz güzel bir milletiz…

Söz Mehmet Akif Ersoy’un:

— Korkma!

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz;

Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz!

Düşer mi tek taşı, sandın, harim-i namusun?

Meğerki harbe giren son nefer şehit olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa;

Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa;

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar,

Taşıp da kaplasa afakı, bir kızıl sarsar;

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;

Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi cenge koşan Çerkez’in, Lâz’ın, Türk’ün,

Arap’la, Kürt ile bâkîdir ittihadı bugün;

Değil mi sinede birdir vuran yürek… Yılmaz!

Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz!”

Büyük felaketin ardından manevi bir değerlendirme yapalım derim.

Herkes, “evler şöyle sağlam olsaydı, şöyle korunaklı olsaydı” vb. şeyler konuşurken esas ıskaladıklarımız bence şunlar;

1-Abdestli yatmanın önemini,

2-Gece herkes uyurken teheccüd namazına kalkmanın önemini,

3-Her gece yatmadan 70 ya da 100 kere tövbe-i istiğfar etmenin önemini,

4-Dünya malının yegâne sahibinin Hazreti Allah olduğunun, hatta bizlerin emanetçi bile olmadığımızın bilincini,

5-Bol bol zekât ve sadakanın belaya karşı bir kalkan olduğunun önemini,

6-Öyle çok uzun yıllar yaşama planı yapılmamasının önemini,

7-Hayatta bir yolcu gibi olduğunu düşünerek, bir kalp bile kırılmamasının idrakini,

8-İşini iyi yapmayan ustanın, müteahhidin kendisini geç, çevresine bile zarar verdiğinin farkındalığını,

9-Aziz milletimizin, bela ve felaket anlarında aslına rücu edip, nasıl Çanakkale ruhuna büründüğünü,

10-Ateşin sadece düştüğü yeri yakmadığını, tüm milletimizin canını acıttığını ve yaktığını,

11-Kalplerin en güzide yerine sadece Allah ve Resul’ünün (S.A.V.) sevgisini koymanın önemini, ne zaman kavrayacağımızı sorgulamalıyız…

Eğitim ve öğretim müesseselerimize bu şuur, ruh ve eğitim anlayışını ne zaman kazandıracağımızı hesaplamalıyız…

Allah yâr ve yardımcımız olsun.

Selam ve dua ile…

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250
    300x250r