DOLAR 32,6722 1.22%
EURO 34,8845 -0.07%
ALTIN 2.448,242,41
BITCOIN 21893240,13%
İstanbul
27°

PARÇALI AZ BULUTLU

20:43

AKŞAM'A KALAN SÜRE

kurbanumraniye
110 okunma

İTO Başkanı Avdagiç’ten “enflasyonla mücadelede enerji ve gıda fiyatları” açıklaması…

ABONE OL
15/03/2022 06:15
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Yıllık tüketici enflasyonunun 23,4 puanlık bölümü gıda fiyatlarındaki artıştan geliyor. Tarımsal potansiyeli büyük bir ülke için bu oranda yüksek gıda fiyat artışını olağan göremeyiz”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ulusal enerji tasarrufu ve enerji verimliliği çağrısı yaparak, üretici fiyatlarındaki en yüksek artışın yüzde 370’e yakın bir oranla enerji girdilerinde yaşanmasının dikkat çekici olduğunu, 2023 sonrasını belirleyecek yeni 5 yıllık Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması gerektiğini bildirdi.

İTO’dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Avdagiç, odanın temmuz ayı meclis toplantısında enflasyonla mücadelede bozulan fiyatlama davranışları ve beklentilerin yeniden olağan seyrine dönmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.

Avdagiç, “İnanıyoruz ki mevsimsel etkiler, aylık bazda enflasyonu daha ılımlı seviyelerde sınırlayacaktır.” diyerek, küresel ekonomiyi derinden etkileyen en önemli konunun enerji fiyatları olduğuna dikkati çekti.

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, termostatın Avrupa binalarında sadece 1 santigrat derece tasarruf yönünde ayarlanmasının gaz kullanımını yılda 10 milyar metreküp azaltacağını kaydeden Şekib Avdagiç, “Enerji tasarrufu Türkiye’nin de öncelikli konularından biridir ve bizim bu konuya önümüzdeki dönemde çok daha fazla yoğunlaşmamız gerekiyor. Daha da önemlisi enerji tasarrufu, ithal enerji bağımlılığı oldukça yüksek olan Türkiye için cari dengenin iyileştirilmesi için vazgeçilmezdir ve elzemdir.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE GAZIN 3’TE 1’İ KONUTLARDA TÜKETİLİYOR”

Avdagiç, Merkez Bankası’nın konuya ilişkin bir araştırmasına değinerek, “Araştırmaya göre, yenilenebilir enerji kaynaklarında ve enerji verimliliğinde ‘makul’ artışlar sağlanması halinde, 2030’da Türkiye’nin cari işlemler dengesinde 21 milyar dolara yakın bir iyileşme elde edilebilecek.

Yine aynı araştırmada, yenilenebilir enerji payındaki yüzde 10 puanlık artışın net ithal enerji payında yüzde 6,5 puanlık düşüş ve cari işlemler dengesinde 4,5 milyar dolar iyileşme sağlayabileceği ifade ediliyor.” bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Konutlarda Isı Yalıtım Kredi Paketi”ne de değinen Avdagiç, bu paketin büyük imkanlar sunduğunu aktararak, “Konutlarda Isı Yalıtım Kredi Paketi’nin çok mühim olduğuna inanıyoruz. Paket büyük imkanlar sunuyor. 60 ay vadeli yüzde 0,99 faiz oranıyla kredi kullanımı fırsatı getiriyor.

Doğal gazda yüzde 99 dışa bağımlı olan Türkiye’de gazın 3’te 1’i konutlarda tüketiliyor. Dolayısıyla yüzde 35 tasarruf oldukça yüksek bir değeri ifade ediyor.” değerlendirmesini yaptı.

Avdagiç, “Üretici fiyatlarındaki en yüksek artışın yüzde 370’e yakın bir oranla enerji girdilerinde yaşanması dikkat çekici. 2023 sonrasını belirleyecek yeni 5 yıllık Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile yenilenebilir enerji kaynaklarının payını artırmalıyız. Aynı zamanda enerji verimliliğini üst seviyelere taşıyacak daha iddialı hedefler koymalıyız.” ifadelerini kullandı.

Şekib Avdagiç, akaryakıt fiyatlarındaki artışla birlikte TÜFE’de ulaştırma alt endeksinin yıllık enflasyona katkısının da 19 puan seviyesinde olduğunu aktardı.

GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ

Enflasyonla mücadelede gıda fiyatlarındaki artışa işaret eden Avdagiç, “Yıllık tüketici enflasyonunun 23,4 puanlık bölümü gıda fiyatlarındaki artıştan geliyor. Tarımsal potansiyeli büyük bir ülke için bu oranda yüksek gıda fiyat artışını olağan göremeyiz.
Gıda fiyatları tüm dünyada rekor düzeylerde arttı, artmaya da devam etmesi bekleniyor. Ancak mevcut tablo, dünyanın artık stratejik bir sektör olarak gördüğü tarım ve gıda sektörüne yönelik politikaları yeniden ve radikal bir biçimde gözden geçirmemiz gerektiğine işaret ediyor.” yorumunu yaptı.

Avdagiç, İTO olarak enflasyonda hareketlenme başladığından beri işverenlerin üretim ortağı olan çalışanlarını hayat pahalılığına ezdirmemesi gerektiğini savunduklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Çalışanlarımızın insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olmaları ve artan refahtan eşit ölçüde pay alabilmeleri, verimli bir üretim için temel şarttır. Bunu sağlamak da sadece hükümetin değil, iş dünyası olarak bizim de sorumluluğumuz altındadır.

O yüzden biz hem çalışanımızın refahının artmasını hem de alım gücünün korunmasını vazifemiz olarak görüyoruz. Bu çerçevede asgari ücretin temmuz ayından itibaren 5 bin 500 liraya çıkarılması kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte, vergi baremlerinin asgari ücret artışına bağlı olarak düzenlenmesini bekliyoruz.”

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250
    300x250r