DOLAR 18,6482 0.05%
EURO 19,7078 0.52%
ALTIN 1.073,090,22
BITCOIN 3219672,70%
İstanbul
13°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

29 okunma

Hüseyin Akarçeşme: “Dünya, Enerji Krizi ve Paris Anlaşması gölgesinde, Kömüre geri dönüyor”

ABONE OL
Ağustos 31, 2022 22:25
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İşte gerçekler ve oynanan oyunlar, İşte kurtarıcımız kömür

2021yılında Karbon ayak izinin takibi, sınırda karbon düzenlemeleri, yeşil mutabakat, paris anlaşması gibi isimlendirmelerle AB ülkeleri tarafından gündeme getirilip Haziran 2021 de uygulamaya geçti gibi görünen bu proje  tabiri caizse daha doğmadan öldü diyebiliriz. Hem de büyük bir gönül rahatlığıyla…

Zaten kısaca belirtmek gerekirse bu proje sanayisi gelişmiş ve refah seviyesini yakalamış ülkelerin, gelişmekte olan veya 3.dünya ülkelerine karşı bir nevi dayatmasıydı. Tıpkı geçmişte tek taraflı ve adeta yarım yamalak imzalanarak yürürlüğe giren KYOTO protokolü gibi. Fiyasko, senaryo diyebiliriz. Kyoto protokolü tek suçlu fosil yakıtlardır  der ve tek taraflı bir anlaşmadır. ABD imzalamamıştır. Doğalgaz üreticilerinin tröstlerinin  dayatmasıdır.

BİZ ÜLKEMİZİ SEVEN İNSANLAR OLARAK NİÇİN KRALDAN ÇOK KRALCI OLUYORUZ Kİ?
Karbon ayak izinin takibi, sınırda karbon düzenlemeleri dayatması gündeme geldiğinde devletimiz bu konuda gayet temkinli ve uyanık davranmış, devamında da 2050 yılına kadar Türkiye’nin karbon salınımını azaltamayacağı yönünde açıklamaları ile gayet yerinde bir hareket sergilemişti. Zamanlaması da gayet uygun düşmüştü. Bu anlaşmayı imzalamayacağımızı beyan etmiştik. Ülkemizin menfaatine uygun gördüğümüzden dolayı çok sevinmiştik. Ancak sonradan ani bir kararla bu dayatmayı ülke olarak kabul ettiğimizi açıkladık.

BÜYÜK BİR SÜRPRİZ OLMUŞTU BU DURUM. İŞİN ÖZÜ NEYDİ?

Gelişmekte olan ülkeler veya 3.dünya ülkeleri tarafından AB üyesi ülkelere ihracat yapılacaksa, yenilenebilir enerji kullanılmadığından dolayı, karbon salınımı bedeli olarak söz konusu ülkelerden mal sınıra geldiğinde % 6 civarı bir ücret alınması idi.  

Bu alınan ücretlerin 3.dünya ülkelerine fosil yakıt ile enerji üretilmemesi için kredi olarak verileceği vaadi vardı.

Rusya-Ukrayna savaşına kadar temiz çevre, temiz hava konusunda ahkâm kesen ülkelerin kalkınmışlıklarını kömür ve nükleer enerji sayesinde sağlamış olduklarını unutmamak lazımdır. Avrupa, sanayi devriminden itibaren başarılarını başlangıçta kömür yakarak elde etmiştir.

Diğer taraftan ülkemiz linyit rezervi bakımından Avrupa’da 5.sıradadır. Enerji tedarikinde ülkemizde bol miktarda bulunan yerli kömürümüzü tercih etmemiz elzemdir. Dünya ticaretindeki acımasız rekabeti buradan elde edilecek ucuz ve sağlıklı enerjimiz ile kırabiliriz.

Ülkemizin 20 milyar tonluk bir kömür rezervi vardır. Elimizin hemen altında beklemektedir. Diğer bir tabirle kara elmasımız var bizim. Son zamanlarda geliştirilen kömür yakma sistemleri kullanılarak sıfıra yakın bir emisyonla yakılabilmektedir. Öyle korkulacak bir şey yoktur. Adı geçen yakma üniteleri rüştünü ispatlamıştır. Ayrıca hiçbir zaman tek suçlu fosil yakıtlardır diyemeyiz. Propagandaya alet edilen bir konudur.

Kalkınmakta olan ülke konumundan çıkıp, kalkınmış ülkeler sınıfına gerçekten geçmek istiyorsak, kendi enerjimizi kullanarak başarabiliriz. Cari açığımızın birinci etkeni olan enerji giderlerini düşürürüz. Bütçe açığını da kapatmaya ilaç olur. Kömür bizi kurtaracaktır.

Diğer taraftan bakarsak eğer, dünyadaki üçüncü dünya ülkeleri ve gelişmekte olan ülkeler daha fazla kalkınmasın. Gelişmiş ülkeler olarak adlandırılan bizler kaymağı yemeye devam edelimin adıdır bu “Karbon Ayak İzinin Takibi dayatması.”

Ayrıca sanayileşmiş diye adlandırdığımız bu ülkeler bu senaryoyu kabul ettirmek için öncelikle Avrupa sanayi devriminden beri dünyada oluşturdukları çevresel tahribatın toplam bedelini bir ödesinler. Öncelikle bunu bir görelim diyesim geliyor içimden.

Bilindiği gibi bütün dünyayı sarsan covid19 pandemisi ile başlayan en son Rusya-Ukrayna savaşı ile zirveye çıkan büyük bir enerji krizi oluştu. Rusya’nın ABD ve AB ülkelerinin yaptırımlarına misilleme olarak doğalgaz sevkiyatını kısması doğal olarak adı geçen ülkelerin kömüre ve nükleere yeniden sarılmasına yol açtı. Kapatılan kömür ocakları yeniden açılıyor. Nükleer enerji santralleri devreye sokuluyor.

Örneğin Almanya kömüre yeniden sarılan önemli AB ülkesi. Hem var olan kömür ithalat rakamlarını artırıyor, hem de kapatılan kömür ocaklarını faaliyete geçirme kararı alıyor. Nükleeri yeniden ön plana çıkarıyor. Ne yapsınlar ki enerji de bağımlı oldukları bir Rusya var. Rusya (Vlademir Putin) bu arada elindeki kozu iyi kullanıyor. Sonuna kadar elindeki kartı kullanacağı sinyalini veriyor. Önümüzdeki kış çok sıkıntılı geçecek şeklinde açıklamalar gelmeye başladı.

Büyük bir enerji olumsuzluğu içine düşen Almanya ve diğer AB ülkeleri sıra dışı bir şekilde, adeta tükürdüğünü yalayan bir duruma düştüler. Rusya-Ukrayna savaşı öncesinde aldıkları kararları yok sayıyorlar. Çelişki üstüne çelişki yaşıyorlar. Nükleerden çıkış hamlelerini açıklamışlardı. Uygulamayacaklar. Tamamen terkedilmesine karar verilen kömüre yeniden dönüşe yöneldiler. Hem yeniden kömür üretecekler, hem de kömür ithalat miktarlarını artıracaklar.

AB’nin ikinci büyük ülkesi Fransa’da da durum aynısı. Daha önce kapatılan kömür ocaklarını bir bir açıyor. Moselle şehrinde bulunan kömür ile çalışan enerji santralini de açma kararı almış. 2022 Ekimi ile 2023 Martı zaman dilimi için yeniden acilen faaliyete geçiriyor. Bütçeye maliyeti bakımından da cömert davranıyor. Birkaç ay önce 2022 başlarında işlerinden ayrılan çalışanların bir bölümü ile irtibata geçilmiş ve 6 ay boyunca aldıkları maaşa ilaveten ayda 5000 Euro (yani 90.000 TL civarı) prim vaat ederek ikna etmişler bu işçileri.

BÜTÜN DÜNYADA KÖMÜR HAREKETİ ARTIYOR, KÖMÜRE GERİ DÖNÜYOR!

AB ülkeleri olarak başta Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Avusturya, Çekya, Hollanda, Macaristan kömüre yeniden sarılmış durumda. Rusya’dan kömür ithal etmelerinin mümkün olamayacağı için başka üretici ülkelere yönelecekler. Avusturalya, Endonezya, Güney Afrika Cumhuriyeti gibi tanımış kömür üreticisi ülkelerden  ve ABD, Kolombiya, Mozombik, Namibya gibi ülkelerden kömür ithal etmeye çalışacaklar. Dünyada hem kömür üretim miktarı, hem de kullanım miktarının rekor seviyeye ulaşması bekleniyor. Ayrıca ülkemizde yapımı süren Akkuyu Nükleer santralinin ne kadar isabetli bir enerji yatırımı olduğu da ispatlanmış oldu. İlaç gibi gelecek bir hamle diyebilirim.

Kömüre ilaveten odun da gündemde son günlerde… Avrupa ülkelerinin birçok yerinde bu kış için kullanılmak üzere odun ve odun talaşı stoklanmaya başlanmış. Hatta Türkiye’den odun talep ediyorlar.

Ayrıca son zamanlarda birçok ülkede kaya gazı çıkarılma işi de yeniden enerji gündemindeki  yerini aldı.

Hüseyin AKARÇEŞME (Akarçeşme Kömürcülük)

İTO 81.Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Meslek Komitesi Meclis üyesi

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250r
    300x250r

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.