HABER AKIŞI

Mevduat Faizi ve Yatırım

 Tarih: 16-08-2021 12:40:58
Mehmet Zeki Sayın

Ülkemiz için şunu söylemek istiyorum, Atıl parası olan birçok kişi bankalara yatırdığı parasını nemalandırmak isteyebilir ve onu da faiz veya kardan pay olarak alırlar. Katılım Bankaları faiz değil mevduat sahibinin parasını kullanma karşılığında kar payı dağıtırlar. Faiz ve kâr payı vermeyen finans kurumları var mı? Henüz ülkemizde böyle bir finans kurumu yok.

         Şu anlarda dünya devletlerinin bir kısmında mevduat faizi verilmedi ve tam aksine mevduata saklama bedeli almaktadır. Buna rağmen güven unsurunun kuvvetli olduğuna inandığı devletlere rahatlıkla parasını götürüp emanet edebilmektedir. Demek ki buralarda mevduat getiri faiz değil anaparalarının emniyet içinde olabilmesidir.

         Ülkemizde ne olmaktadır? Bugün bankalar mevduat faizlerine %20 ve daha fazla faiz verebilmektedir. Neden böyle çünkü bankalarda hayatlarını idame ettirebilmek mecburiyetindedir. Zira kredi alanlar pandemiyi de bahane ederek aldıklarını ödemekten kaçmışlar ve çoğu yapılandırma istemişlerdir. Verilenler zamanında gelmeyince de mevduata verilen faizi artırarak para toplamaktadır. Zaruret mevduata yüksek faiz vermeyi mecbur kılmıştır.

         Bu günlerin dışında normal zamanı düşündüğümde acaba diyorum mevduata faiz verilmemiş olsa ne çıkar. Mevduat yani kişilerin atıl paraları ya ortada dolaşır (yastık altında), ya yabancı paraya çevrilir ya da güven duyarak yine finans kurumlarına paralarını emanet ederler. Piyasada dolaşan paralarını korumak için yeni ortaklıklar kurabilir, yatırım yapabilirler. Küçük tasarrufların birleşmesiyle çok ortaklı şirketler meydana gelebilir ve üretim, imalat artımı ile ülkenin en büyük ihtiyacı karşılanmış olabilir.

         Bir ülke ekonomikman kuvvetlendikçe ortada gezip (yastık altına girmeden) yabancı paraya dönüş yapanlarda ondan vazgeçmiş olacaktır.

         Mevcut nizamın esas unsuru olmasından mütevellit kapitalist nizam yolunu faiz durumuna göre çizmiş olduğundan faiz nispeti oldukça önemlidir. Dolaysıyla başka ülkedeki atıl para kendisini gidip gitmeyeceği yeri faiz nispetine göre seçmektedir. Böyle olunca da sıcak paraya ihtiyacı olan ülkelerin faiz nispeti önemlidir.

         Bir ülkenin imalat ve üretim ile gerekli ihracatı yapamıyorsa ve de yapmak istiyorsa bunun için yeterli sermayesi yoksa her zaman borçlanmaya ihtiyacı var demektir.

         Bir ülke devamlı borçlanarak, borcu borçla ödemek ne zamana kadardır! Bu bir saadet zinciri ise böyle devam ederse halkanın biri zamanı geldiğinde kırılabilir. Tamiri zaman alır. İthal ikameli sanayi yatırımların gecikmesi ilerisi için iyi neticeler veremeyeceği de aşikârdır.

         Elbette iş bu yatırımların tamamen öz sermaye ile yatırımları da günümüzde çok azdır. Zira zamanımızda yabancı sermaye de kullanarak yapılan yatırımlarda mevcut nizam içinde bazı avantajlara sahip olmaktadır.(Vergi gibi vs.)

         Esasen, borçlanırken ne zaman ödeneceği tespit edilir. Ama yatırımı yapanın hatası ile hükümetlerin ekonomik hataları sonucunda borcu ödeme zorluğu olabiliyorsa, her ikisini birbirinden ayırmak icabeder. Ama şunu da açıkça belirtelim ki borç ödemekte hüsnüniyet yani dürüstlük ön planda olması gerekir. İşletmenin ihtiyacı olan sermaye saklanmaya kalkılırsa arzu edilen hedefe ulaşılmaz.

     M. Zeki Sayın

  Bu yazı 1806 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı