HABER AKIŞI

TRİOS 2023 İLE İOSB'DE DOĞAN DEĞİŞİM VE GELİŞİM TALEPLERİ

 Tarih: 02-02-2016 01:40:00  -   Güncelleme: 25-01-2017 22:31:00
Mehmet Mahşuk Gülaçar

Türkiye'nin 2023 yılı hedeflerini gerçekleştirmek için ihtiyacımız olan doneleri tespit ederken, hiç şüphesiz mikro ve makro planlar yapmamız gerekiyor. Bu planlar açık, anlaşılır, ülke gerçeklerine uygun olmalı ve entegre olmuş bir anlayışı sergilemelidir. Ülke ekonomisini dizayn edenler, dünyanın sanayide geldiği noktayı iyi okumalı, ihtiyacımız olan bilgi ve teknolojiyi, var olan sanayimizin realitesine göre belirlemeli, ütopik, fantezi fikirler peşinde olmamalıdırlar. Yani, uygulamada ihtiyacımız olan bilgi ile teknolojinin peşinde olmaları gerekiyor. Bu fikirlerin havada kalmaması için ülkenin bütün değerleri en iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlerin içinde önem arz eden merkezlerden biride İOSB'dir.

İOSB, 37 kooperatifi ile kör topal bir gidişe sahipse de, üretimin, pazarlamanın, ticaretin aktif bir alanı olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. İOSB bu yönü ile her zaman gündemlerin belirlenmesinde gerekli bilgilerin alındığı merkez ve özellikle üretim, pazarlama ve ticaretin gelişimi için fikirlere yön verilen bir lokasyon görevi üstlenmiştir. Bu öneme haiz bir merkez için sathi, kısır düşüncelerle geleceğine yön vermek ve sanayi için hayatı önem taşıyan bu günleri zayi etmek, kelimenin tam manası ile büyük bir vebalı üstlenmek olur. Hatta, affedilmesi mümkün olmayan bir sorumsuzluk olur. Öyleyse ne yapmalı ve nasıl bir yol izlenmelidir. Sadece mevcut durumun vahametinden bahsetmek, hâlimizin halını tespit etmek, bize çözüm reçetesini sunmaz. Mevcut durum doğru projeler üretmekle, onları hayata geçirmekle düzelecektir.

Bunun için;

 1- İOSB bünyesinde sanayi istişare kurulu behemahal oluşturulmalı, bu kurulda sanayi alanı ile meşgul olan bürokrat, ihtiyaç duyulan alanlarda uzman akademisyenler, iş geliştirme uzmanları, istanbul sanayı odası, istanbul ticaret odası, finans kurumları, Kosgep, Tübitak, Diek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Teknoloji ve Sanayı Bakanlığı, Başakşehir Belediye Başkanlığı yetkilileri, İOSB yönetim kurulu ve Kooperatif Başkanları görev almalıdır.

 2- İOSB içinde var olan işyerlerinin yaptığı işler, alanlarına göre kategorize edilmeli ve bu minval üzere bölgemizdeki sanayicilerin envanteri çıkartılmalıdır..

 3- İOSB mevcut hâli ile gecekondu görüntüsüne sahip olduğu herkesin malumudur. İOSB imar mevzuatı, günün ihtiyaçlarına cevap verecek, gelişim ve değişimin önünü açacak bir anlayış ile gerekli yetkili mercilerle birlikte çalışılarak yeniden revize edilmelidir. Bölgenin değer ve önemini göz önünde tuttuğumuzda buna ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu çok net bir şekilde görür ve tasdik ederiz. Bu anlayış doğrultusunda hem işyerlerimiz insan odaklı yani "iş, insan için olmalı, insan, iş için olmamalı" anlayışına göre yeniden dizayn edilecek, depreme ve her türlü afetlere karşı dayanıklı olacak, hem de mevcut küçük işyerleri, güne hitap eden büyüklüğe kavuşturulacak, inşaat kalitesi, peyzaj ve daha çok yeşil alanları ile yaşanılabilinir bir ortam doğmuş olacaktır. Bugün maalesef sanayi sitelerimizin etrafı duvarlarda çevrili bir hapishane görüntüsü vermekte, insanın ruh dünyasını karartmaktadır.

 4- İOSB bünyesinde sanayici destek birimi kurulmalıdır. Kendi alanlarında marka olduğunu kanıtlamış dünyanın öncü firmalarıyla, sanayicimizin rekabet edebilmesi için büyük çaba ve gayret göstermemiz gerekiyor. Bunun için, kamu bünyesindeki teknik bilgi üreten kurumlar ve üniversitelerimiz aracılığı ile sanayicimizin ihtiyacı olan gerekli projeleri sıfır maliyetle elde etmek için kurulan bu birim ara yüz olarak görev almalıdır. Sanayicimiz projelerini hayata geçirebilmeleri için ihtiyaç duydukları finansmanı tedarik edebilecekleri yollar hakkında bilgilendirilmelidir. KOSGEP, TÜBİTAK vb kurumlarımızın hibe ve faizsiz geri ödemeli kredileri hakkında yatırımcılarımıza destek verilmelidir. Sanayicimizin, ürettiği ürünlerin dünyada itibar ve ilgi duymalarını sağlamak için gerekli sertifikaları almaları zorunlu bir gerekliliktir. Bunun için gerekli prosedürlerin neler olduğu hakkında sanayicimize yol gösterilmeli, söz konusu olan belge ve sertifikalara kavuşturulmaları sağlanmalıdır.

 5- Dünya Bankası, Avrupa Birliği vb birlikler tarafından iktisadi işbirliği adına fonlar oluşturulmuştur. Uluslararası anlaşma ve sözleşme yükümlülüklerimizden kaynaklanan iktisadi işbirliğini geliştirme anlayışına hizmet etmek için bu fonlara hatırı sayılır miktarlarda paralar ödüyoruz. Dünyanın ihtiyacı olan ürünlerin üretilmesi, ticareti ve pazarlamaları için bu alanlarda yatırım yapan firmalara hibe kredileri verilmektedir. Bu fonlara yatırılan paralardan, her ülke için yatırdıkları para oranında, belli bir limit tahsis edilmektedir. Bu limitler, yatırım yapan firmaların ihtiyaçlarını karşılamak için hibe krediler şeklinde kullandırılmaktadır. Sanayicimiz bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığından, her yıl milyonlarca dolar hakkımız olan bu krediler yanmaktadır. İOSB bu kredileri kullanma özelliğine sahip sanayicimizi tespit etmeli, gerekli müracaatlarını yaptırmalı, proje ve prosedürleri nasıl takip edeceği konularında destek vermelidir.

 6- Kamu, Üniversite, Sanayi Ortak ARGE ve Koordinasyon Kurulu kurulmalıdır. Bölgemizdeki işyerlerinin gelişim ve değişimini İOSB bünyesinde bulunan birim takip etmeli, ihtiyacı olan projeleri veya projelerindeki değişim ihtiyaçlarını, yatırım, ticaret, pazarlama ve lojistik faaliyetlerini kolaylaştıracak kanun, karar, genelge, belge ve prösödürleri, bu faaliyetleri için öz kaynaklarının dışında lazım olan finansman taleplerini kurulacak olan kuruldaki birimlere rapor etmelidir. Ülkemizin ihracat ile ithalat dengesinin kanayan yara olduğu hepimizin malumudur. İthal ürünlerin neler olduğu yetkili kamu kurumlarında bellidir. İşyerlerimizin faaliyet alanları, fiziki durumları, teknik kabiliyetleri, finansman güçleri dikkate alınarak söz konusu ürünlerin ülkemizde üretilmesi için kurulacak kurulun projeler üretmesi, bu konuda faaliyet gösteren firmaların bilgilendirilmesi, ülke kaynaklarından ne kadarının karşılanacağının oransal olarak tespit edilmesi ve ithalat ikamesi mantığının pozitif işlemesi için gerekli adımların atılması faaliyetlerini sürdürmelidir. Ülkemizin ihracat ile ithalatı arasındaki uçurum niteliğindeki oran farkını, mutlaka dengeye kavuşturmamız gerekmektedir. Bunun göz ardı edilmesi büyük bir vebaldir.

Bu maddelerin her birisi taşıdığı mana itibari ile çok çaplı ve başarılabilmesi için inanç ve azim gerektiğini bilmekteyim. Zaten İOSB ve diğer kurumlarımız bunlar için vardır. Zoru, zor görmemeye alışmamız lazım. İş insanın ürünüdür. Yeter ki, biz insanın kabiliyetini fark edelim. Bizim için bu çok daha kolaydır. Çünkü yüce kitabımız, bizim kapasitemizi ve kabiliyet gücümüzü şöyle haber vermektedir. "Yer ve gök bitişik idi. Ayırdım ve her şeyi sizin emrinize verdim" Demek ki ben göğün en uç noktalarından, yerin en dip noktalarına kadar inebilecek kabiliyet ve istidatla yaratılmışsam, hiç bir şey bana zor ve aşılmaz değildir.

Mehmet Mahşuk Gülaçar

 DERSANKOOPERATİFİ BAŞKANI

  Bu yazı 3900 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı