HABER AKIŞI

Mehmet Mahşuk Gülaçar: “OSB’ler için çıkan kanunlar, İOSB’ye uymuyor.

 Tarih: 30-01-2020 22:49:00  -   Güncelleme: 01-02-2020 02:20:56
“İkitelli Organize Sanayi Bölgesi (İOSB) için özel kanun çıkarılmalı veya mevcut ve yeni çıkan kanunlar İOSB’ye uyacak şekilde revize edilmeli”

Türkiye’nin hizmet ve sanayi sektöründeki odak noktalarından biri de (OSB) Organize Sanayi Bölgeleridir. DERSANKOOP ve TRİOS 2023 Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mahşuk GÜLAÇAR ile “Organize Sanayi Bölgelerinin Şehir Kültürü İçinde Konumlandırılması” konusunu esnaf bülteni dergisi okurları için konuştuk.

Güzel duyguların hâkim olduğu bir atmosferde, sıcak çaylarımızı yudumlarken bu röportaj bizlere büyük bir keyif verdi. Bu röportajdan dolayı Gülaçar’a teşekkür ediyoruz.

Özellikle son yaşanan deprem ile birlikte gözlerin çevrildiği OSB’lerde dönüşüm nasıl sağlanmalı? 

 

Öncelikle, OSB'lerin ülkemiz için ne ifade ettiği konusuna değinmemiz gerekiyor. Üretici kabiliyetlerimizi sektörel veya karma olarak bir araya toplamanın, ülkeye neleri kazandırdığını fark etmeliyiz. Entegre anlayışın hâkim olduğu ortak örgütlenmelerinin, üretici güçleri geliştirmek konusunda ekonomik güçlerine verdiği katkıyı tespit etmemiz gerekiyor. Ara ürünler ile ham maddelerin en kısa zamanda bulunmasının, en kaliteli ürünlere uygun  fiyatla ulaşmanın, makina ve aletlerimizin yetkin işgücü tarafından işlettirilmesi ve tamir edilmesinin üretimdeki verimliliğimize verdiği katkının bir arada bulunmayla sağlandığını bilmekteyiz.

Bunu organize sanayi bölgeleri bizlere sağlamaktadır. Bunun için OSB'ler çok önemlidir ve bu kurumlara önem verilmelidir. Yakın zamanda kurulan ve yeni kurulacak OSB'leri, mimarisi ile yerleşimi ile doğru bir şekilde kurgulanıyorlar. İnşallah tesisatın, elektriğin önemini tam kavrayan bir anlayışı ve yangın afetine karşı hazırlıklı yapı olma özelikleri ile iş yerlerini güvenli hale getirerek başarılarını taçlandırırlar.

Fakat asıl sorunumuz eski OSB'lerimiz. Bunların acilen ele alınmaları, depreme hazırlıklı hale getirilmeleri, doğurdukları negatif etkilerin yok edilerek, sanayi dünyamıza yeniden kazandırılmaları gerekmektedir.

Varlık gösterememiş, sanayiye katkı veremeyen noktada olan atıl denilebilecek OSB'ler olduğu gibi, yapılanma sorunları olan, gecekondu görüntüsü içinde hizmetlerini, üretimlerini yapmakla meşgul olan, sektörel olarak entegre olan, sanayi dünyasında adres olmayı hem yurt içinde hem de yurt dışında başarmış olan OSB'lerimiz de bulunmaktadır.

Verimsiz olan OSB'leri verimli hale gelmesi için yapılması gereken idari, akademik çözümler masaya proje olarak yatırılmalıdır.

Bu konu, başlı başına işlenmesi gereken önemli bir sanayi sorunudur. Umarım, en kısa zamanda olması gereken önemde, yetkin insanlarımız tarafından bu önemli sanayi sorunumuz ele alınır. Bunun yanında üretimi, ticareti ve pazarlaması ile kendisini adres olarak ispat etmiş ama görüntüsü ve kurgusu ile sorunlu olan OSB'lerimizi hemen, hiç vakit kaybetmeden rehabilite etmemiz ve hak ettiği mevkide kendilerini ifade etmelerini sağlamamız lazımdır.

Bu OSB'lerinin işlevsel olmaları için, olmazsa olmaz olan temel ihtiyaçları vardır. Bu merkezlerin başında İKİTELLİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ gelmektedir. İOSB kuruluşu itibari ile OSB'si olarak kurulmamıştır. 38 kooperatiften müteşekkil bir sanayi merkezidir. Kısa bir ifade ile tanımlanmak istense, 38 OSB hüviyetinde, kendisine has özelikler taşıyan büyük bir sanayi merkezi durumundadır. Bu yapısı ile diğer tüm organize sanayi bölgelerinden farklılık arz eder. 4562 sayılı OSB'leri yasası ile çelişen bir hayli özeliklere sahiptir. Onun için OSB'ler ile ilgili çıkan her kanun ve yönetmenlik mutlaka İkitelli Organize Sanayi Bölgesindeki işleyişe sıkıntı getirmekte ve işin içinden nasıl çıkılacağı ile ilgili yöneticiler, teknik elemanlar kara kara düşünmektedir. En öncelikli yapılacak müdahale, İkitelli Organize Sanayi Bölgesinin kendi durumu göz önüne alınarak tanımlanmalı, 4562 sayılı OSB'leri kanunun geçici 5. Maddesinde ihtiyacı olan anlayışa uygun ilave maddeler ile iç işleyişi (ruhsat mevzuatı, imar vb. konular) sıkıntısız hale getirilmelidir.

İOSB’inde bulunan müstakil parseller üzerinde, diğer OSB'lerinden farklı olarak birçok işyeri bulunmaktadır. Her çıkan kanun ve yönetmenlik OSB'lerinde her müstakil parselde bir ruhsatın varlığı düşünülerek çıkar ve ona göre amir hükümlerinin tatbikini ister. Böyle olunca İkitelli Organize Sanayi Bölgesi sorunlar yumağı haline gelir.

Bu konu en acil sorunudur.  

Diğer yandan, İOSB'sinin bir master imar plana ihtiyacı vardır. İstanbul'un deprem yönü ile durumu göz önünde bulundurulduğunda, bu konu bir kat daha önem arz etmektedir. Çünkü Türkiye’nin ihracatında göz ardı edilemeyecek önemli bir yüzdenin İOSB'de yapıldığı bilinmektedir. İOSB'de emsaller çok düşüktür. Bu konu dönüşümün önündeki en büyük engeldir.

Doğru bir emsalle nelerin başarıldığını İOSB'inde bulunan Deri Sanayicileri Kooperatifi’nde inşa edilen, çağdaş, yeniliklere açık, kendi enerjisini kendi üretmeyi hedefleyen, her katını zemin gibi kullanmayı kurgulamış, en uzun tırların hatta çift dorseli tırların dahi çok rahat bir şekilde çıkabildiği, çıkan araçların inen araçlarla karşılaşmadığı, 34 metre yerin altına güneşi ve tabii havayı götürebilmeyi başarmış, İngiltere'de endüstriyel karma sanayi dalında üç ödül almış TRİOS 2023 ENDÜSTRİ MERKEZİ'ne bakmamız yeterli olur. Dönüşümün mantığını İOSB’ne yansıtabilecek örnek bir proje. Bu projenin mantığını esas alarak İOSB'de dönüşümü gerçekleştirdiğimiz takdirde, ülkemizin % 20 ihracatını tek başına İOSB’nin sağlayacağına olan inancım tamdır.

Kentsel dönüşüme direnen bu bölgeler şehir dışına taşınılabilir mi?

 

OSB'leri çok önemli üretim merkezlerimizin başında gelmektedir. Verimsiz, sanayi dünyasında varlık gösterememiş, atıl durumdaki OSB'lerinin taşınmalarında bir sıkıntı olmaz. Ama olaya toptancı bir yaklaşımla bakılmamalıdır. OSB'lerin şehir merkezlerinde kalmalarını bir sorun olarak gösterecek garip bir yaklaşım içine girilirse, telafisi mümkün olmayan zayiatlara sebebiyet verilir. Her OSB'sini kendi şartları içinde değerlendirmek gerektiği kanaatindeyim.

Mesela biri çıkıp İOSB'nin taşınmasını dile getirir ise o kişiye vereceğim cevap, İOSB'sini taşıyacağımıza, Başakşehiri yıkıp taşımamız, bu ülke için daha uygun bir karardır şeklinde olur. İOSB'si Başakşehir'i inşa edecek gücü ülkeye kazandırır ama OSB’si gibi bir üretim merkezini 10 tane Başakşehir geri kazandıramaz.

İOSB'sinin adresini değiştirmek düşüncesi, en hafif tabiri ile Türkiye sanayisinin intiharına onay vermek olarak değerlendiriyorum. Türkiye'nin, dünyada sanayi üretim merkezi olarak bilinen tek adresi İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’dir. 

Taşınma nasıl gerçekleştirilebilir? Yeniden dönüşüme girecek OSB'ler, hangi donanımlarla çağın ihtiyaçlarına hizmet etmeli?

 

Eğer bir taşınma söz konusu olacaksa, öncelikli olarak kurgulanacak OSB'si çağdaş üretim özeliği ile öne çıkmalı, mümkün mertebe içinde trenin geçtiği bir güzergâhta olmalıdır. Raylı ulaşım sistemi ile hizmet alacak bir bölgede olması gereklidir. Şehir ile yeşil bir kuşakla ayırılma özeliğinde olmalıdır. İçinde lojistik hizmetleri, gümrükleme hizmet merkezi, ar-ge merkezleri, ölçüm merkezleri olmalıdır. OSB'de bulunan hangi üretici kabiliyetler var ise onlara işgücünü temin etmeyi düşünen, üretilen ürünlerin en ucuz maliyetlerle en kaliteli şekilde üretim tekniklerini öğreten,  kısacası tezgâhlarında işlem gören işler için bilgi üreten üniversal bilgi merkezleri olmalıdır. OSB'leri için en acil ihtiyaçların başında, OSB'leri yöneten yöneticilerin gerçekleştirmek zorunda oldukları hedefler konulmalıdır. Bu kurumların üretici kabiliyetlerinden daha önemlisi kurumların gelişim, dönüşüm ve değişim politikalarını üreten yöneticilerdir. Denilebilir ki, bu OSB'lerin yöneticilerin görevi değil. Siyasi iradenin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı aracılığı ile yapması gereken operasyonlar kapsamına girer. Zaten tam olarak kastettiğim de budur. Gelişimin, dönüşümün, değişimin ruhuna sahip olmak istiyorsak, mevzuat prangasını kırıp doğru bir mevzuatla yolumuza devam etmeliyiz. Ülkenin her noktasında üretim yapmalıyız iddiasını dillendireceksek bunu gerçekleştirmenin yolu merkezci anlayışlarla değil, her yerin koşulları içinde üretim nasıl en iyi şekilde üretilecekse, o koşulları oluşturmalıyız. Sanayi ve teknoloji bakanlığı teklifleri değerlendirmeli, yapılan teklifleri olgunlaştıracak katkıları sağlamalı, üretimi kolaylaştıracak ve dünya pazarlarına ürünlerin en ucuz lojistik hizmetleri ile ulaştırılacak yol ve yordamı hazırlamalıdır. Hedefleri belirlenmiş OSB'lerin yöneticileri, üretimi üreticilere verecekleri yönetsel katkılar ile birlikte gerçekleştirmeli, doğru plan ve politikaları devreye almalılar. Başarı durumları denetim kurulları vasıtası ile değerlendirilmeye alınmalı ve başarısızlıkları tespit edilen yöneticilerin bu kurumları temsil etmeleri engellenmelidir. Dikey ve yatay bir bakış perspektifi ile başarıyı hedefleyen bir yönetim, üretici kabiliyetlerimizin ürettikleri ürünleri markalaştırma yolu ile karlı bir konuma kavuşturur, dünya piyasalarına en uygun şekilde sunumlarını sağlayabilir ve her yönü ile gelişim ve değişimin yolunu pozitif gerçekleştirir.

 

Yeniden kurulacak OSB'ler hangi şartlara ve ihtiyaçlara göre yapılmalı?     

 

Türkiye'nin en acil ihtiyacı, sektör el anlayışa uygun OSB'lerinin ülkemizin her yerinde kurulmasıdır. Üretici kabiliyetlerimizi OSB'lerinin çatısı altında toplamanın, ülke için üretici ve tüccarlarımız için hayatı önem arz etmektedir. Ülkemizin her ilinde, amaçları ve hedefleri belli olan OSB'leri kurulup işletildiğinde her alanda geri kalmışlığımızı telafi ettiğimiz gibi, üreticilerimiz için finans sorunlarının, teknik desteklerin, ar-ge hizmetlerin alınmasının kolaylaştığını görürüz ve en önemlisi de ülkenin belli noktalarına göçü önlemiş oluruz. Savunma sanayii, medikal ürünlerin üretimi, ara ürün imalatı ve hasse ten kimya alanında hammadde üretimini gerçekleştirmek için OSB'leri kurulmalı ve bunlar için fedakârlıktan kaçınılmamalıdır. 

OSB için örnek teşkil edebilecek TRİOS 2023 ENDÜSTRİ MERKEZİ ne tür teknik donanıma sahip? Olası bir depremde toplanma alanları bulunuyor mu?

Günümüz şartlarında TRİOS 2023 ENDÜSTRİ MERKEZİ projesi bir zihniyet devrimidir dersek işi abartmamış oluruz kanaatindeyim. Aslında sanayinin ihtiyacı olan işyerleri yatay mimari ile hizmet veren işyerleridir.

Arsanın çok değerli olduğu yerlerde, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yatay anlayışla işyeri sahibi olmaları hemen hemen imkânsızdır.

Öyleyse yatay anlayışın özeliğinde hizmet verebilen işyeri nasıl yapılır diye bir araştırmaya ihtiyaç hâsıl olur.

İşte TRİOS 2023 ENDÜSTRİ SANAYİ MERKEZİ bu sorunun tamda cevabıdır. Bu proje 8 katı işyeri olan 9. Katı ve çatı katının üstü otopark olan bir projedir. Her katı zemin kat özeliğinde kullanılabilen, en uzun tırların rahatlıkla her kata ulaşımı mümkün olan, çıkan aracın inen araçla karşılaşmadığı, kendi enerjisini kendisinin üretmesi planlanan, araçların çıktığı rampalar ile işyerleri arasında derinliği 10 metre olan yeşil alan bahçeleri ile insan odaklı kurgulanmış bir projedir.

11 derece şiddetinde olacak depreme meydan okuyacak bir teknik anlayışa göre kurgusu yapılmış bir projedir Allah'ın izniyle. Deprem anında toplanma alanları mevcuttur. Tüm riskleri absorbe edecek bir felsefeye sahiptir.

Bu proje İOSB’de inşa edildi. Dolayısı ile İOSB'sinden varlığı ile İOSB'de değişim talep etmektedir.

İOSB, 38 kooperatifi ile kör topal bir gidişe sahipse de, üretimin, pazarlamanın, ticaretin aktif bir alanı olmuştur ve olmaya devam etmektedir. İOSB bu yönü ile her zaman gündemlerin belirlenmesinde gerekli bilgilerin alındığı merkez ve özellikle üretim, pazarlama ve ticaretin gelişimi için fikirlere yön verilen bir lokasyon görevi üstlenmiştir. Bu öneme haiz bir merkez için sathi, kısır düşüncelerle geleceğine yön vermek ve sanayi için hayatı önem taşıyan bu günleri zayi etmek, kelimenin tam manası ile büyük bir vebalı üstlenmek olur. Hatta affedilmesi mümkün olmayan bir sorumsuzluk olur. Öyleyse ne yapmalı ve nasıl bir yol izlenmelidir. Sadece mevcut durumun vahametinden bahsetmek, hâlimizin halini tespit etmek, bize çözüm reçetesini sunmaz. Mevcut durum doğru projeler üretmekle, onları hayata geçirmekle düzelecektir. Bunun için,

1- İOSB bünyesinde sanayi istişare kurulu behemehâl oluşturulmalı, bu kurulda sanayi alanı ile meşgul olan bürokrat, ihtiyaç duyulan alanlarda uzman akademisyenler, iş geliştirme uzmanları, İstanbul sanayi odası, İstanbul ticaret odası, finans kurumları, KOSGEB, TÜBİTAK, DEİK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Teknoloji ve Sanayı Bakanlığı, Başakşehir Belediye Başkanlığı yetkilileri, İOSB yönetim kurulu ve Kooperatif Başkanları görev almalıdır. 

2- İOSB içinde var olan işyerlerinin yaptığı işler, alanlarına göre kategorize edilmeli ve bu minval üzere bölgemizdeki sanayicilerin envanteri çıkartılmalıdır.

3- İOSB mevcut hâli ile gecekondu görüntüsüne sahip olduğu herkesin malumudur. İOSB imar mevzuatı, günün ihtiyaçlarına cevap verecek, gelişim ve değişimin önünü açacak bir anlayış ile gerekli yetkili mercilerle birlikte çalışılarak yeniden revize edilmelidir.

Bölgenin değer ve önemini göz önünde tuttuğumuzda buna ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu çok net bir şekilde görür ve tasdik ederiz. Bu anlayış doğrultusunda hem işyerlerimiz insan odaklı "İŞ, İNSAN İÇİN OLMALI, İNSAN, İŞ İÇİN OLMAMALI" anlayışına göre yeniden dizayn edilecek, depreme ve her türlü afetlere karşı dayanıklı olacak, hem de mevcut küçük işyerleri, güne hitap eden büyüklüğe kavuşturulacak, inşaat kalitesi, peyzaj ve daha çok yeşil alanları ile yaşanıla bilinir bir ortam doğmuş olacaktır. Bugün maalesef sanayi sitelerimizin etrafı duvarlarda çevrili bir hapishane görüntüsü vermekte, insanın ruh dünyasını karartmaktadır. 

4- İOSB bünyesinde sanayici destek birimi kurulmalıdır. Kendi alanlarında marka olduğunu kanıtlamış dünyanın öncü firmalarıyla, sanayicimizin rekabet edebilmesi için büyük çaba ve gayret göstermemiz gerekiyor. Bunun için, kamu bünyesindeki teknik bilgi üreten kurumlar ve üniversitelerimiz aracılığı ile sanayicimizin ihtiyacı olan gerekli projeleri sıfır maliyetle elde etmek için kurulan bu birim ara yüz olarak görev almalıdır. Sanayicimiz projelerini hayata geçirebilmeleri için ihtiyaç duydukları finansmanı tedarik edebilecekleri yollar hakkında bilgilendirilmelidir. KOSGEP, TÜBİTAK vb. kurumlarımızın hibe ve faizsiz geri ödemeli kredileri hakkında yatırımcılarımıza destek verilmelidir. Sanayicimizin, ürettiği  ürünlerin dünyada itibar ve ilgi duymalarını sağlamak için gerekli sertifikaları almaları zorunlu bir gerekliliktir. Bunun için gerekli prosedürlerin neler olduğu hakkında sanayicimize yol gösterilmeli, söz konusu olan belge ve sertifikalara ulaşmaları sağlanmalıdır.

5- Dünya Bankası, Avrupa Birliği vb. birlikler tarafından iktisadi işbirliği adına fonlar oluşturulmuştur. Uluslararası anlaşma ve sözleşme yükümlülüklerimizden kaynaklanan iktisadi işbirliğini geliştirme anlayışına hizmet etmek için bu fonlara hatırı sayılır miktarlarda paralar ödüyoruz. Dünyanın ihtiyacı olan ürünlerin üretilmesi, ticareti ve pazarlamaları için bu alanlarda yatırım yapan firmalara hibe kredileri verilmektedir. Bu fonlara yatırılan paralardan, her ülke için yatırdıkları para oranında, belli bir limit tahsis edilmektedir. Bu limitler, yatırım yapan firmaların  ihtiyaçlarını karşılamak için hibe krediler şeklinde kullandırılmaktadır. Sanayicimiz bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığından, her yıl milyonlarca dolar hakkımız olan bu krediler yanmaktadır. İOSB bu kredileri kullanma özelliğine sahip sanayicimizi tespit etmeli, gerekli müracaatlarını yaptırmalı, proje ve prosedürleri nasıl takip edeceği konularında destek vermelidir.

6- Kamu, Üniversite, Sanayi Ortak ARGE ve Koordinasyon Kurulu kurulmalıdır. Bölgemizdeki işyerlerinin gelişim ve değişimini İOSB bünyesinde bulunan birim takip etmeli, ihtiyacı olan projeleri veya projelerindeki değişim ihtiyaçlarını, yatırım, ticaret, pazarlama ve lojistik faaliyetlerini kolaylaştıracak kanun, karar, genelge, belge ve prosedürleri, bu faaliyetler için öz kaynaklarının dışında gerekli olan finansman taleplerini kurulacak olan kuruldaki birimlere rapor etmelidir. Ülkemizin ihracat ile ithalat dengesinin kanayan yara olduğu hepimizin malumudur. İthal ürünlerin neler olduğu yetkili kamu kurumlarında bellidir. İşyerlerimizin faaliyet alanları, fiziki durumları, teknik kabiliyetleri, finansman güçleri dikkate alınarak söz konusu ürünlerin ülkemizde üretilmesi için kurulacak kurulun projeler üretmesi, bu konuda faaliyet gösteren firmaların bilgilendirilmesi, ülke kaynaklarından ne kadarının karşılanacağının oransal olarak tespit edilmesi ve ithalat ikamesi mantığının pozitif işlemesi için gerekli adımların atılması faaliyetlerini sürdürmelidir. Ülkemizin ihracat ile ithalatı arasındaki uçurum niteliğindeki oran farkını, mutlaka dengeye kavuşturmamız gerekmektedir. Bunun göz ardı edilmesi büyük bir vebaldir. 

Bu maddelerin her biri taşıdığı mana itibari ile çok çaplı ve başarılabilmesi için inanç ve azim gerektiğini bilmekteyim. Zaten İOSB ve diğer kurumlarımız bunlar için vardır. Zoru, zor görmemeye alışmamız lazım. İş insanın ürünüdür. Yeter ki, biz insanın kabiliyetini fark edelim. Bizim için bu çok daha kolaydır. Çünkü yüce kitabımız, bizim kapasitemizi ve kabiliyet gücümüzü şöyle haber vermektedir. "Yer ve gök bitişik idi. Ayırdım ve her şeyi sizin emrinize verdim"  Demek ki, ben göğün en uç noktalarından, yerin en dip noktalarına kadar inebilecek kabiliyet ve istidatla yaratıldıysam, hiç bir şey bana zor ve aşılmaz değildir. 

  Bu haber 1282 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Ekonomi HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı