HABER AKIŞI

İOSB’de ve Türkiye’de bir ilk! 39 yıl sonra hiçbir ücret ödemeden İkinci Dükkanlarının tapuların aldılar!...

 Tarih: 25-06-2019 08:18:00  -   Güncelleme: 04-07-2019 01:14:24
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi (İOSB) - Deri Mamulleri Toplu İş Yeri Yapı Kooperatifi (Dersankoop) Yönetim Kurulu Başkanı Maşuk Gülaçar’ın tüm Türkiye ile Kooperatiflere örnek olabilecek icraatını Esnaf Bülteni Dergisi aracılığı ile duyurmak için söyleşi gerçekleştirdik.

Bitirdiğiniz binaların tapularını teslim etme sürecindesiniz. 1981 yılında üye kabulüne başlayıp 1984 yılında kurulan kooperatifin eski binalarında üyeleri üretim ve ticaretlerine devam ediyor. Kooperatif araziler satın alındı, inşaatlar yapıldı içine girdiler 39 yıldır çalışıyorlar ama bugüne kadar kimse tapusunu alamadı. Dersankoop başkanı olarak yine aynı üyelere ait arazi üzerinde yapılmasını sağladığınız ve 4-5 sene içinde biten dışarıdan AVM görünümlü ilk etap yeni binaların tapusunu teslim ettiniz.

Bu süreçte yaşananları ve bundan sonraki süreçteki hedeflerinizi anlatır mısınız?

Kooperatifler amaçlarını yerine getirdikten sonra kendilerini imha etmelidirler; Kooperatiflerde kangren haline gelmiş olan tapu sorunu memleketimizin en önemli bir yarası. Öncelikle şunu söylemeliyim ki; kooperatifler küçük güçlerin biraraya getirerek büyük başarılara imza atan kurumlar olmalıdır. Ama maalesef günümüzde kooperatifler güvenilirliklerini yitirdiler. Sanki ebedi olarak kalacak bir resmi kurum gibi tarif edildiler. Kooperatiflere gelen yöneticiler de bu anlayışı benimsediler. Kooperatifler amaçlarını yerine getirmiyor, geçim kaynağı ve makam elde etmek, sosyal statü elde etmek için kullanılacak bir kurum gibi görülüyor.
Kooperatifler amaçlarını yerine getirdikten sonra kendilerini imha etmelidirler; Yeni hizmet alanlarına açmalı ve yeni başarı hikâyeleri yazmalıdırlar. Bizler de bu amacı güttük. Otuz beş yıla dayanan bir kooperatif olarak maalesef yapmış olduğumuz hizmetleri tapu noktasına götürecek olan bir stratejiyi bile çizemeden bu yıllara geldik.

Bizim Kooperatif Başkanlığı ve yönetim sürecimiz 2011 yılında başladı ve öncelikle kooperatifin yeni bir şekil alması için uğraştık;
Hizmete girmiş olan bloklarının tapularını verebilecek hale getirmek için çaba sarf ettik. Fakat mevcut ruhsatlar ile çizilmiş olan projeler,inşa edilen eserler ile barışık değil. Barışık olmayınca iskânagitmek kolay olmuyor. 13 bloğun 7 bloğunu iskana hazır hale getirebilmek için rehabilite ettik. İskânları aldık. 7 tane blok tapu veren noktaya getirdik. Kooperatifhizmeti bütün alanlara eşit olarak verilmeli. 6 bloğun tapusunu dağıtmazsanız eşitlik ilkesine aykırı hareket etmiş olursunuz. Biran önce bunları iskânlı hale getirmeye çalıştık. Kalıcı ve köklü yanlış uygulamalar mevcuttu. İmar barışı yasası çıkınca biz müracaat ederek sorunu kökten çözmek için hareket ettik. 196 bin km’den oluşan bloklar 35 yıllık serüvende tapuya ulaşamazken boş arsalarda yapmış olduğumuz projeyle bu blokların ihalesini aldık ve inşaatını yaptık. Tamamıyla kanunlara uygun ilkelerle yapılandırdık. Bitirdiğimiz zaman iskân hazır hale gelinceiskânları alarak, kooperatif tarihinde bir ilki gerçekleştirerek üyelerimize Bila bedel tapularını verdik. Bizim için büyük bir övünç kaynağı oldu. Allaha Allah için iman eden insanların, grubun, yönetimin neleri başarabileceğini ispatladık. Bu hizmetimiz ülkemizde bir örnek teşkil etsin istiyoruz.

İnşa ettiğimiz eser İngiltere’de Endüstriyel tasarım alanında üç ödül aldı; Türkiye’de bir benzeri henüz yok. Alışveriş merkezi (AVM) içerisinde sanayi olgusunu insanlara sunduk. Çevreci bir anlayışı benimseyerek yola çıktık ve her iş yerine özel 160 m2 bahçeler oluşturduk. Her bölgeye egzoz dumanını önleyen ve gürültüyü azaltan bitkiler ektik. Böylelikle sanayi denince akla gelen ‘gürültü, yağ, kir, pas, koku’ unsurlarının önüne geçerek, insan odaklı bir sanayi merkezi kurduk.

Her kata en ağır, en uzun tırların çıkabileceği bir sistem geliştirdik. Bu sayede her kata zemin katı rahatlığı sağladık. Bodrum katlarımızda dahi güneşi, aydınlığı önemsedik. Her iş yerini aydınlık olacak şekilde tasarladık.

Kooperatif üyelerimiz tapu masrafı dahi ödemeden tapularını aldı;
Sadece devlete ödenecek mal edinimden doğan vergi haricinde üyelerimize yansıyan hiçbir masraf yok. Yapacakları bu KDV ödemelerinin de şirketlerinde gider göstererek daha sonra iadesini alabilecekler.

Bu eserimizde, insanca yaşanan, katma değeri yüksek ürünleri inşa edecek plazalar olabileceğini gösterdik.

Uluslararası arenada sanayi, ticaret ve fiziki alanda mahcubiyet olmadan misafir ağırlayabilecek durumdayız. Bu merkezin ruhi boyutu ise öncelikle İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde, sanayiciliğin envanterini ortaya çıkartmaktadır. Elektrik, motor, egzoz işi yapan firmaların yalnızca tabelada ismini yazmakla değil teknolojinin niteliklerini belirten, eğitim seviyesini yansıtan, gelecek hayallerini kayıt altına alabilen, hedefinde ülkesi için katma değeri yüksek olan sanayicinin envanterini çıkartmayı hedefledik.

Peki, bu eserin kapasitesi nedir? Ülkeye ne kazandıracak?
Bunları ortaya çıkartmak için bilinçli sanayici envanteri argümanlarının, tüm sanayi kuruluşlarının özelliklerini kayıt altına alan yeni kuruluşlar oluşturuyoruz.

Akademik danışma kurulu; Burada bizim sanayici envanterini çıkarttığımız alanlarda nitelikli ve milli karaktere sahip olan, reel sanayi gelişimi için can atan bilim adamları var. Kendisini markaları ile ispatlamış sanayicileri tespit ederek sanayi istişare kurulu oluşturuyoruz.

Kamu üniversiteleri sanayi ortaklık, AR-GE ve Koordinasyon Kurulu: Bir nevi ürgen niteliği taşıyan, üretim endeksli çalışan, araştırma üniversitesi hürriyetinde çalışabilen kurul oluşturuyoruz. Bu kurulu yönlendirecek olan 3 sacayağı var. Akademik danışma kurulundaki öğretim üyeleri, sanayi istişare kurulundaki insanlar ve envanterini çıkartmış olduğumuz sanayiciler. Burada ülkenin ithal etmiş olduğu hangi ürünü, hangi sanayiciye imal ettirebiliriz konusunu şekillendireceğiz. İmalatın adresi olarak İstanbul’u değil Anadolu’yu seçiyoruz. Anadolu’ya yayılarak hem iş göçünü önlemiş oluruz hem de yerinde istihdam mekanizmasını geliştiririz. Bu sayede ülkemizin her aşamada ve her alanda gelişim gösterebilen bir ülke olduğunu gösterebiliriz.

Mehmet Maşuk Gülaçar hedeflerini ise şöyle özetledi;
En büyük engel Türkiye’deki sanayi için, gelişim için, üretim için, ticaret için, pazarlama için mevcut olan bürokrasideki mevzuat. Bu mevzuat ülkenin önündeki en büyük engeli teşkil ediyor. Bu mevzuatlarda üretimi, sanayi gelişimine endeksli ve dünyada pazar geliştirebilecek bir anlayışı rahatlatması için hedefimiz var.

Bu hedefimiz; Mevzuat talep komisyonunu oluşturmak. Hangi sanayicimize ithal ikame ürünü ürettireceksek o ürünü bu ülkede üretimini engelleyecek mevzuattaki tıkanıklıkları gidermeyi amaçlıyoruz. Siyasi kadrolara yetkin kuruluşlara teklif götüreceğiz.

600 bin üniversite öğrencisi ara eleman sıkıntısı çözecek; Ara eleman sıkıntısı yaşayan sanayicilerimiz için öğrencilerimiz, öğrencilerimiz için de eğitim dışındaki saatlerini değerlendirme açısından fırsat oluşturmak gerekiyor. Eğitimi pratiğe dökme anlayışını öğretmeliyiz.

Dersankoop Başkanı Mehmet Maşuk Gülaçar’a gerçekleştirdiği örnek bir kooperatif yönetimi ve hak sahiplerine tapularını tesliminde gösterdiği hassasiyet ile Esnaf Bülteni Dergimize ayırdığı zaman için teşekkür ediyoruz.

Darısı Türkiye’deki diğer tüm kooperatif üyelerinin başına.
 


 

  Bu haber 6611 defa okunmuştur.
ANAHTAR KELİMELER
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER STK-Vakıf-Oda-Birlik HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı