bursa escort görükle escort bayan

bursa escort görükle escort

marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
HABER AKIŞI

Dr. Selami Balcı, Yolüstleri yönetilmeden otopark ve ulaşım sorunu çözülemez

 Tarih: 27-04-2022 03:49:00  -   Güncelleme: 04-05-2022 21:23:54
Esnaf Bülteni Dergisi olarak Dünyanın ve özellikle İstanbullunun en önemli sorunu OtoPark ve Ulaşım konularında uzmanlaşmış bir isim olan Parkexpert Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Selami BALCI’ya sizler için bu en büyük sorunun çözümünü sorduk.

OTOPARKLAR; ENERJİ İSTASYONLARINA DÖNÜŞECEKTİR.

İstanbul’a büyük hizmetleri olan Rahmetli Kadir Topbaş döneminde İstanbul’un Otopark ve Ulaşım Master Palanının hazırlayan ekibine liderlik yapan PARKEXPERT Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Selami Balcı, bu alanda lisans ve doktora tezi, ihtisas çalışmaları, deneyimleri, Türkiye içinde ve Türkiye dışında tecrübelere olan bir kişi.

Selami Balcı’ya İstanbul özelinde tüm Türkiye’de bu sorunları yaşayan İl ve İlçe merkezlerine ışık tutacak çözüm önerilerini sizlerle paylaşma fırsatı verdiği için kendisine çok teşekkür ederiz.

Dr. Selami Balcı konumuz ulaşım ve otopark. Sizi tanıyalım öncelikle ardından sorularımızı cevaplarsınız. İlk sorumuzu da sormuş olalım. Otopark sorunlarıyla ilgilenen çözümler üreten bir dernek var mı?  PARKEXPERT markası altında neler yapmayı hedefliyorsunuz?

Öncelikle bana bu imkânı verdiğiniz için teşekkür ederim. Mesleğimizin gereği başta gayrimenkul değerleme ve benzeri alanlarda uzun dönemde enerji sektöründe faaliyetler gösterdik. Yine enerji sektörünün ve İstanbul’un İBB iştirak şirketlerinden birisi olan İGDAŞ’ta onun arkasından UGETAM ve en son olarak da İSPARK gibi İstanbul’da yaşayan tüm insanlara dokunan önemli kurumlarda görev aldık.

2011 yılında başladığım ulaşım, trafik ve otopark eksenli çalışmalarda enerji sektöründeki miladı başarıyı referans almamız gerektiği düşüncemizi yöneticilerimizle paylaştık. Sağ olsun onlarda bu düşüncemizi desteklediler. Bizden önceki arkadaşlarımız da bu konuda çok başarılı hamleler yapmışlar. Burada onları şükranla anarak isimlerini verebilirim. O zamanki İSPARK’ın kurucu Genel Müdürü Sayın Kadir Gurbetçi. Özellikle İSPARK ilk kurulduğu yıllarda değnekçilikten normal sürece geçirme konusunda bir serüven efsane olarak sektör var olduğu sürece ismi hiç unutulmayacak. Sayın Mehmet Çevik Bey Genel Müdürümüz ile o süreçte hem yatırım yönetim modeli hem yol üstlerinde bir yönetim modeli geliştirdik. Yol üstlerinin özellikle ana arterlerin yönetilmesi konusunda bir altyapı bir yönetim modeli oluştu.

Ancak İstanbul halkının otopark ihtiyacı ciddi bir şekilde devam ediyor. İstanbullunun otopark ihtiyacı öyle duruma geldi ki, park etmiş duran araçlar ve park yeri bulmak için turlayan araçlar hareket halindeki trafiği durduruyor.

Yeri gelmişken belirtmek isterim, Japonya’dan uzmanları Türkiye’ye getirmişler. İstanbul’un ulaşım problemi çözülmesi konusunda o kişilerin söylediği tek cümle olmuş. “Sizin ulaşım probleminiz yok. Otopark probleminiz var.

Ciddi bir otopark problemimiz var. Otopark problemi araç sayısının çokluğundan mı? yoksa bireysel araç sahipliği çokluğundan mı? Otopark eksikliği mi? Sokakların yönetilme eksikliği mi? Bu sebeplerin ve daha başka sebep var mı araştırılması gereken bir konu.

Bizde park kültürü yok, park kültürüne biraz değinelim istiyorum. Önceleri İstanbul’da yol üstü ikinci sırada park etme dediğimiz konu. Caddede yol üstünde yer bulamıyor, hemen aracın yanına ikinci sıra park ediyor. Bu daha önceleri Trafiğin yoğun olduğu caddelerde mesela Fatih Fevzipaşa gibi ana arterlerde oluyordu. Şimdi artık İstanbul da akşamları konut bölgelerinde olmaya başladı. Bu şu anlama geliyor, insanlar gün içindeki o dinamik park etme sorununu akşam statik park etme için geldikleri konutlarında yaşıyor. Binasının parselinde otopark yeri bulamıyor.

Yol üstüne park ediyorlar yol üstünde de İstanbul’un yol üstü otopark kapasitesinin %100’ü dolu değil % bin’i dolu. Bunu iddialı bir şekilde söylüyorum bunu manşet bile yapabilirsiniz.

Çünkü 2015 yılında. Bütün yol üstleri dahil İstanbul’da tespit edilen oto park yeri kapasitesi 2.700.000’dir. Bugün İstanbul’da Nisan ayı itibariyle. Trafiğe çıkan motorlu araç sayısı da 5 milyonu geçti. Konuyu daha da belirginleştirmek adına söyleyebiliriz ki, İstanbul’da şu an 2.500.000 otopark kapasitesine ihtiyaç var.

Şimdi şunu belirtelim bu serüven İstanbul’da 2005 yılında başladı 2005 yılında çok önemli bir slogan vardı. Otopark kültürü dediğimiz bir kavram vardı. Bunun için o dönemki arkadaşlarımız ciddi bir şekilde işlediler. Bunu işlerken de ortada çok ciddi bir mesaj da vardı. Bu ana başlığın altında bir fiş 8 fayda kavramı vardı. Bu 8 fayda kavramındaki en önemli bileşendir şuydu. 8 ini belirleyeceğim ama bu da hayatımızı direkt etkilediğini şunu belirtiyorum. Kayıt dışındaki para trafiğinin kayıt içine alınması. Bu tabii çok önemli bir süreçti. O dönemki İstanbul’da yaşayanlar bunu çok iyi bilirler. Burada ciddi bir başarı sağlanmıştır sadece kayıt içine almakla kalmadı. Bugün sadece İstanbul’da en büyük otopark işletme şirketinin 2500 tane çalışan var. Yani bu ciddi bir hizmet olarak bakıyoruz. Biz bunu yani İstanbul’da otopark hizmeti şu anki kavram itibariyle belgeyi iştirakinin. Bakış açısıyla baktığımız zaman karlılıktan ziyade sosyal hizmet ve sosyal sorumluluk projesi olarak karşımıza çıkıyor. Yani burada sizin sorunuzun cevabı özetle şunu diyebiliriz ki, İstanbul’da insanlar otopark kültürünü benimsediği ve bu konuda 2005 yılından beri çok ciddi seviye kat edildi. Oradaki yaşadığımız konu evveliyatında yani kısa eğitimle kısa kamu spotu ile başarılabilecek konudur. Biraz spesifik konudur. Ama bunu yapmayanlar yok mu? Bunu katlı otoparkta da yapanlar var. Açık otoparkta da yapanlar var. Yol üstlerinde bunu yapanlar var ama bu eskisi gibi değil, insanlar bu konuda ciddi şekilde uluslararası seviyeye ulaşmış durumda. İstanbul halkımız bu konuda tebrik etmek lazım diye düşünüyorum.

Biliyorsunuz, imar planlarımız var, yani bir bölü beş binlik, bir bölü binlik çevre düzeni imar planına kadar geliyor. İşte bizim en büyük problemlerinden birisi de ne yazık ki bu. İmar planları şehrin ulaşım problemlerini çözmekten ziyade şehre daha çok ulaşım problemlerini getirmekte. Aslında görüyorsunuz ki yollarımız var imar planlarında belirtilen yollar var ama bu yollarda ne kadar araç gidecek ne kadar yaya yolu olacak ne kadarı bisiklet yolu olacak? Bu soruların hiçbirinin cevabı yok. Sadece şunu görürsünüz imar planlarında. Yol genişlikleri 7 metre gibi ve üzeri yollar planlanmıştır. Mesela imar planlarında nüfus projeksiyonu vardır. Ama şu projeksiyon bugüne kadar yoktu. Yani her daire kaç araba alır? Yani araç almak kimisine göre ihtiyaçtır. Kimisine göre tercihtir. Senin için ihtiyaç olan şey benim için tercihse ve birisinde öncelik olmayacaksa sizin yükünüzü benim üstlenmem gerekir. Bu en basit bir örnektir.

Dolayısıyla yapılması gereken şey şudur; araca entegre edilmiş otopark ihtiyacını belirleyecek bir plan ortaya koymak. Bunun adı da Otopark Ana Planıdır. Otopark Ana Planının 2018 yılına kadar hiçbir yerde adı geçmiyordu. 2018 yılı otopark yönetmeliğinde Otopark Ana Planı diye bir ibare geçti. Bu mevzuatı içeren otopark yönetmeliği ilk defa İstanbul’da yapıldı. Bu mevzuat doğrultusunda 4 yıl süren bir çalışmayla henüz Türkiye’de diğer illerimizde yapılmamış olan bir şehrin otopark ihtiyacı nedir? Projesi yatırım projeksiyonu neydi? Bu soruların cevabını İstanbul hariç herhangi bir ilimizde bulamazsınız.

Siz bu konuda çalışma yaptınız mı? İstanbul’daki bu planlamanın içinde bulundunuz mu?

Tabi ciddi bir takımımız vardı. Yaklaşık 300 kişiden oluşan. Bir yüklenicimiz vardı. Bu işin sahibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Ulaşım-planlama ve ulaşım-koordinasyon ekibimiz de onların öncülüğünde dünya standartlarında Otopark Ana Planı yapıldı. 4 yıl süren bu otopark ana planı ile İstanbul özelinde şehrin ulaşım, trafik, otopark problemini çözebilecek otopark yönetmeliği tasarlandı. Yine merkezi otoriteye gönderilmek üzere otopark kanunu hazırlandı. Bütün bu çalışmaların ortak amacı şuydu, İstanbul’da gerek ticari hayatı destekleyecek gerek yaya yürüme yolların bir engel teşkil etmeyecek, bisiklet yollarını destekleyecek. Çevreci araç üretimini destekleyecek. Şu an baktığınızda araç alan kişinin ilk düşündüğü şey aracımı nerede park edebilirim? Sorusuna cevap aramak. Dolayısıyla bizim bu yaptığımız çalışmada tüm boyutlarıyla konu ele alınmıştır. İstanbul da sokak sokak bütün envanteri çıkarılmıştır. Yatırım planlamaları da yapılmıştır. Birinci öncelik, ikinci öncelik, üçüncü öncelik şekilde yatırım planları yapılmıştır. 2014 2019 arasında 100.000 kapasiteli otopark planlaması ve yatırım planlaması yapılmıştır. Bunların mimarileri de yine ilgili birimlerce. 3 Daire Başkanı, altı müdürlüğü tarafından öncelikleri belirlenerek peyderpey ihale edilmiştir. Bitenler de İBB' den ilgili iştirak şirketine işletilmek üzere verilmektedir.

2018 yılında yayınlanan henüz yürürlüğe giren otopark yönetmeliğinde otopark ana planı ile mümkün olmaktadır. Umarız yönetmeliğimiz yürürlüğe girmesiyle tüm ilçe belediyeleri aktif olarak sürece dahil olarak ilçe geneli Otopark Yönetimine geçmenin sürecini başlatırlar. Eskiden otopark harcı vatandaştan alınıp direk İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmekteydi. Şimdi parselinde gerekli otopark adedi sağlayamayan malik ilçe belediyesine artık Otopark bedeli ödeyecek ve ilçe belediyesi otopark bedeli aldığı vatandaşa 3 yıl içinde erişim mesafesi içinde otopark sağlamak zorunluluğu getirilmiştir.

OTOPARKLAR; ENERJİ İSTASYONLARINA DÖNÜŞECEKTİR.

Yeni çıkan EPDK tarafından yayınlanan ŞARZ AĞI LİSANSLAMA çalışmaları otopark sektörünü nasıl etkiler?

Otopark sektörü için çok önemli bir dönüm noktası olacaktır. Sektör adeta yeniden bir ivme kazanacaktır. Bu gelişmenin otopark sektörünün gelişmesi için çok önemli bir ivme olacağına kanaatimiz tamdır. Otoparklarımız sürücülerin sadece araçlarını park etmek için değil araçlarının enerji ihtiyaçlarını karşılayacakları çekim merkezlerine dönüşecektir. Vesileyle otoparklar artık enerji istasyonları kimliği kazanacaklardır. Otopark yönetmeliğini incelediğimizde şarz ünitelerini zorunlu kılmaktadır. Hızlı şarz ortalama 30 dk olduğu şu anki teknoloji ile mümkün olmaktadır. Onun için araçlar minimum yarım saat parklanma hizmeti almak durumundalar. tabi tüm bu hizmetler için otoparklarımızda yeterli enerji altyapısı sağlanması gerekmektedir.

Kent geneli otopark yönetiminde en çok üzerinde durduğunuz PARKLAMA İZİN BELGESİ ne anlama gelmektedir?

Sokaklar yönetilmeden otopark ve ulaşım sorunu çözülemez. İstanbul’da 2 milyon üzerinde olan yol üstü parklanmasının yalnızca 15.000 kapasitesi ilgili otopark işletme şirketleri tarafından kısa süreli parklanma için yönetilmektedir. Bu da şu anlama gelmektedir. %99 yol üstü parklanma yönetilmemektedir. Dolayısıyla problemin çözümü ihtiyaç duyulan arazi yönetimi ve finans modeli geliştirilememektedir. Dünya kentlerini incelediğimizde konut bölgeleri için “Parklanma İzin Belgesi” modeli ile tüm yol üstü parklanmalar kayıt altına alınmış olup yönetilmektedir. Bu vesileyle hem finansman sağlanmış hem adil kullanım sağlanmış olmaktadır. Tüm otopark alanları adeta kadastrosu çıkarılmış olup yatayda ve dikeyde yönetilmiş olmaktadır. Yol üstü park alanları adeta tescil edilmiş olmaktadır. Kat mülkiyeti kanunu, Büyükşehir Belediyesi kanunu, İmar kanunu ve otopark yönetmeliği dikkate alınarak ilçe belediyeleri kent geneli otopark yönetmeliğine geçmek durumundalar.  Yönetmelik öncesi sadece IBB de olan otopark yatırım yükümlülüğü 39 ilçe belediyesi de katılarak 40 adet yerel idare otopark yönetmek ile hem yetki hem sorumluluk sahibi olmuşlardır.

  Bu haber 56406 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Röportaj HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı