HABER AKIŞI

Av. Özlem Öğütcü ile “TİCARETİN HUKUKU” söyleşilerinde; Vergi Usul Yasasındaki değişiklikleri konuştuk

 Tarih: 13-11-2021 01:38:00  -   Güncelleme: 14-11-2021 23:13:59
Esnaf Bülteni Dergisi okurları ve www.esnafbulteni.com portalının takipçilerini Ticari Hukuk Kuralları konusunda bilgilendirmek ve hukuki sorunlarına çözümler üretmek amacıyla Ticari Hukuk konusunda uzman Av. Özlem Öğütcü’ye “Vergi Usul Yasasındaki değişiklikler ile sektörlere göre uygulamaları” nasıl olmalı diye sorduğumuz sorular ve cevapları.

Bilindiği üzere vergi usul yasasında 14/10/2021 kabul tarihi ile birtakım değişiklikler oldu. Sizinle bu değişiklikler hakkında konuşmak istiyorum. Bu değişikliklerden biri basit usulde tespit edilen kazançlarla ilgili bunu bize aktarabilir misiniz?

Söz konusu değişiklik ile basit usulde tespit olunan kazançlara “kazançları basit usulde tespit olunan mükelleflerin 46. maddeye göre tespit edilen kazançları gelir vergisinden müstesnadır.” denilerek gelir vergisinden muafiyet getirildi. Peki kimdir basit usulde tespit olunana mükellefler; basit Usule Tabi olan mükellefler yalnızca basit usulde ticari kazançlarının vergisini ödeyen, kazançları doğrultusunda vergi ödeyen meslek gruplarını içermekte olup, düzenlemeyle "Küçük esnaf" olarak ifade edilen mükellef grubunun kazançlarının istisna edilmesiyle yıllık beyanname vermemeleri sağlanması hedeflenmiştir.

Teknolojinin yaygınlaşması ile yeni ve ınfluencerlar gibi farklı iş kolları hayatımıza girdi.  Oldukça da yaygın hale gelen sosyal medya kullanıcılığı ve bunun bir sektör ve meslek haline dönüşmesi ile farklı iş kolları ve kazanç imkanları ortaya çıktı. Bu şekilde gelir elde eden kişilerle ilgili vergi usul yasasında düzenleme var mı?

Evet bu konuda da bir vergi muafiyetinin söz konusu olduğunu söylemek mümkün. 7338 sayılı yasa ile İnternet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesna tutulmuştur.

Ancak bu şartın sağlanabilmesi için yani bu istisnadan faydalanılabilmesi için yasa koyucu Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi şartını getirmiştir. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespit edilmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.

Başka sektörlerde kazanç istisnası söz konusu oldu mu?

Tarımsal üretimin güçlenmesi için tarımsal destekleme ödemelerine de kazanç istisnası getirilmiş bulunuyor. Buna göre; kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan tarımsal destekleme ödemeleri gelir vergisinden istisna tutulmuştur. Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan destekleme ödemelerinden herhangi bir vergi kesintisi yapılmayacak.

Vergi dairelerinin iş yükü ve çalışma esasları da nazar alınarak bu konuda da birtakım değişikler yapıldığı basına yansıdı. Bu konuyu biraz açar mısınız?

Usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmış şekilde fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik ortamda vergi dairesi kurulabileceği konusunda usul kanununda değişikliğe gidilmiştir. Bu durum hazineye katkı sağlayacağı gibi, daha interaktif ve verimli bir çalışma sağlayacağı düşüncesindeyim.

Buna göre; Hazine ve Maliye Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde; mükelleflerin iş yeri ve adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresleri ile il ve ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın elektronik ortamda kurulanlar dahil olmak üzere vergi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya, vergi dairelerini diğer vergi dairelerinin şubesi olarak belirlemeye, şubelerin yetki, görev ve sorumluluklarını tespit etmeye, vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş grupları itibarıyla mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye, bağlı olunan vergi dairesi tarafından yapılan işlemlerin diğer vergi daireleri tarafından yapılabilmesine ve vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik ortamda yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.

213 sayılı yasada yabancı memlekette bulunanlara tebliğ o memleketin yetkili makamı vasıtasıyla yapılacağı, bunun için anlaşma varsa veya o memleketin kanunları müsait ise o yerdeki Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin yapılmasını yetkili makamdan isteyeceği, konusunda düzenleme yer almakta idi. Değişiklikle birlikte yabancı memlekette bulunan kişilere tebligat ile ilgili bir düzenleme oldu mu?

Doğrudan bir değişiklik olmamakla birlikte 97. Maddenin ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere; Bbu hâlde bildirimi Türkiye elçiliği veya konsolosluğu veya bunların görevlendireceği bir memur yapacağı,  Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderileceği düzenlenmiş, böylece tebligatın usulü daha net olarak belirlenmiştir. Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye elçiliği veya konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır. Muhatap, Türkiye elçiliği veya konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır. Evrak bekletilmeksizin merciine iade edilir, şeklindeki ekleme ile de tebligatın yapılıp yapılmamış sayılacağına dair tartışmanın önüne geçilmiştir.

5520 sayılı Kurunlar vergisi Kanununa göre; Kurumlar vergisi matrahının tespitinde  kurum kazancından yapılacak indirimler arasında; Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50’si sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap döneminden itibaren başlamak üzere izleyen her bir dönem için ayrı ayrı yararlanılacağı hükmü yer almakta idi. 7338 sayılı yasa ile bu konuda yapılan değişiklikten bahsedebilir misiniz?

14/10/2021-7338/59 maddesi ile nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için bu oran %75 olarak uygulanacağı kanunlaştırılmıştır. Bu düzenlemeden önce sizin de belirtmiş olduğunuz gibi, şirketler adına bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarın %50’sinin, kurumlar vergisi matrahından indirimine olanak sağlanmaktaydı. 7338 sayılı düzenlemeye göre; %50 olan indirim oranı, yurt dışı kaynaklı sermaye için %75 olarak uygulanacağı öngörülmüştür.

Vergi hukukunda doğrudan ve dolaylı olarak vergiyi etkileyen gider ve masraflar var, bunlardan biri de maliyet bedeli, maliyet bedeli ile ilgili düzenlemeler içeriyor mu yeni yasa?

Evet yeni yasa ile  gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri, resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri,İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.), İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri, Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indireleceği şeklinde düzenlemeyi görüyoruz.

Vergi zıyai ile ilgili düzenlemeler var mı?

Evet vergi zıyai ile de ilgili bir kısım düzenleme yöntemine gidilerek; Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı  şeklinde bir düzenleme yapılmış, yine Belge basımı ile ilgili bildirim görevini belirlenen sürede yerine getirmeyen ya da bildirimi eksik veya hatalı yapan matbaa işletmecilerine 1.400 Türk lirası özel usulsüzlük cezası kesileceği hükmü eklenmiş, yine yeminli mali müşavir tasdik raporunun süresinde  ibraz edilmemesi durumunda, tasdik raporu ibraz şartı getirilen mükellef adına 50.000 Türk lirasından az ve 500.000 Türk lirasından fazla olmamak üzere, yararlanılması tasdik raporunun ibrazı şartına bağlanan tutarın %5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği, Uzlaşmaya konu edilebilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde, cezayı gerektiren fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarı dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Tabi tüm bu cezaların idari ve cezai yaptırımları ayrı ayrı ele alınarak değerlendirilmelidir. Başka bir röportajımızda vergi zıyai suçlarını bu düzenlemelerle ele alabiliriz.

Yeni düzenleme ile karşılıklı anlaşma usulü başlıklı yeni bir düzenleme getirildi. Bu konudan biraz bahsedebilir misiniz?

Yapılan düzenleme ile mükellef usulüne uygun olarak yürürlüğe girmiş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine aykırı olarak vergilendirildiğini veya bu şekilde vergilendirileceğine ilişkin kuvvetli emarelerin bulunduğu iddia eden mükellefler, karşılıklı anlaşma usulünün uygulanması için başvuru yapabilecek. Gelir İdaresi Başkanlığı ile ilgili devletin yetkili makamı karşılıklı anlaşma usulü kapsamında bir anlaşmaya varırsa bu durum yazılı olarak mükellefe bildirilecek.

Ek 15. Maddeye göre; Karşılıklı anlaşma usulüne göre başvuru kapsamındaki tarh ve tebliğ edilen vergi ve cezalar ile ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiye ilişkin dava açma süresini durduracak ve mükellef için bir hak kaybı doğmayacak. Yapılan başvuruya konu talebin reddi veya diğer Akit Devletin yetkili makamı ile anlaşmaya varılamaması durumunda bu durum bir yazı ile mükellefe tebliğ edilmesi le mükellef, söz konusu yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren kalan dava açma süresi içerisinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği gibi dava açma süresi, on beş günden az kalmış ise bu süre yazının tebliği tarihinden itibaren on beş gün olarak uzayacağı düzenlenerek mükellefin hak kaybı yaşamaması hedeflendiğini söyleyebiliriz.

Yeni Vergi usul Kanunu düzenlemesi ile ilgili son olarak ne söylemek istersiniz?

Yapılan düzenlemeler yurt içi ve yırt dışı kazançları için oldukça önemli düzenlemeler getirmiş olmakla birlikte, birçok vergi türü ve mükelleflere etkisi düşünülerek daha fazla düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu söylemek mümkün.

  Bu haber 37883 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Röportaj HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı