HABER AKIŞI

Av. Müge Bostancı ile “TİCARETİN HUKUKU” söyleşileri: Kusursuz sorumluluk hallerinde adam çalıştıranın sorumluluğu!

 Tarih: 30-01-2020 13:25:00  -   Güncelleme: 30-01-2020 18:48:17
Bir işveren, iş gördürdüğü sürekli olarak yanında çalışan elemanı veya geçici, sözleşmeli, taşeron iş gören şahıs veya şirketlerin üçüncü şahıslara verdiği zararlardan sorumlu mudur? Eğer sorumluysa bu sorumluluktan kurtulmak için neler yapması lazım?

Tamamı Üretici, Zanaatkâr, Sanayici, Kobi, Tüccar, Toptancı, Perakendeciden oluşan okurlarımızı Ticari Hukuk Kuralları konusunda bilgilendirmek ve hukuki sorunlarına çözümler üretmek amacıyla Ticari Hukuk konusunda uzman Av. Müge BOSTANCI Esnaf Bülteni Dergisi okurları için sorularımızı cevapladı.

Bir işveren, iş gördürdüğü sürekli olarak yanında çalışan elemanı veya geçici, sözleşmeli, taşeron iş gören şahıs veya şirketlerin üçüncü şahıslara verdiği zararlardan sorumlu mudur?  Eğer sorumluysa bu sorumluluktan kurtulmak için neler yapması lazım?

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda haksız fiilden kaynaklanan borç ilişkileri kusur sorumluluğu kapsamında zarar görenin zararını haksız fiil hükümlerine göre tazmin etmesine olanak sağlar. Yani zarar verenin kusurlu olması gerekir. Ancak kanunumuzda istisnai olarak bazı hallerde kusuru olmayan kişinin de meydana gelen zarardan sorumlu olacağına dair hükümler mevcuttur.

Adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamına giren haksız fiillerde adam çalıştıranlar, çalışanının kendisine verilen işi yapması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdürler. Bu anlamda adam çalıştıranın kusursuz sorumluluk hali söz konusudur ve bu özen sorumluluğudur. Ancak adam çalıştıran çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ettiği takdirde sorumluluğu olmayacağı da kanunda düzenlenmiştir. Bununla beraber, adam çalıştıran haksız fiil neticesinde ödediği tazminat nedeniyle çalışanına rücu etme hakkına sahiptir.

  • Tazmin yükümlülüğünün doğması ve adam çalıştıranın sorumluluğunun ortaya çıkması için,
  1. Bir zararın meydana gelmiş olması ve şartları gerçekleşmişse maddi ve manevi zarar talep edilmesi mümkündür. Zararın varlığını ispat yükü zarar gören üzerindedir. Zarar gören gerçek ya da tüzel kişi de olabilir.
  2. Gerçekleşen zarar ile yardımcı kişinin davranışı arasında uygun bir illiyet bağı (nedensellik bağı) olması gerekmektedir. Ortaya çıkan zarar, çalışanın özen yükümünün ihlali nedeniyle, işin görüldüğü sırada, işle ilgili ve hukuka aykırı bir davranış ile doğmalıdır. İş sırasında ya da paydos aralarında verilen zararlar da adam çalıştırma sorumluluğunda değerlendirilmektedir. Çalışan işin görüldüğü sırada ayırt etme gücüne sahip olmasa bile adam çalıştıran sorumluluktan kurtulamayacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu iş sırasında iki işçinin birbiriyle kavga etmeleri nedeniyle başka bir işçinin yaralanması sebebiyle işverenin yaralanan işçiye karşı sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir çünkü işçilerin eylemlerinin işverene karşı yapılan işle bir ilgisi yoktur.
  3. Adam çalıştıran ile çalışan arasında çalıştırma ilişkisi mevcut olmalıdır. İşlerini gördürme amacıyla bağımlılık ilişkisi içinde üçüncü bir kişinin hizmetine başvuran, onun hizmet ediminden yararlanan ve üzerinde gözetim ve denetim yetkisi olan kimseye adam çalıştıran denir. Bu kapsamda işveren kavramından daha geniş algılanmalıdır. Önemli olan husus, bağımlılık ilişkisi ile çalıştıran menfaatine, çalıştıranın emir ve talimatı ile hareket edilmesidir.
  4. Adam çalıştıran işin yapılması sırasında meydana gelen zarardan sorumludur ancak gerekli özeni gösterip göstermediği objektif şartlara göre değerlendirilmektedir. Adam çalıştıran tarafından çalışanın işe uygun fiziki şartları taşıması, mesleki tecrübesi ve eğitimi olması, işin gerektirdiği sertifikalara haiz olması, fiziki ve ahlaki nitelikleri bakımından bu işi yapmaya uygun bir kişi olması gerekir. Bunun yanı sıra, çalıştıran, işin ifası sırasında da çalışana verdiği talimat ile sorumludur. Talimatların içeriği gelişen teknolojinin gerektirdiği şekilde, işin oluşuna göre ve tehlikelilik derecesi gözetilerek, gerekli teçhizat ve materyalin sağlanması şeklinde olmalıdır. Gerekli talimatlar verilirken denetim ve gözetim yükümlülüğü de yerine getirilmelidir. Denetlemede ve gözetimde özen kapsamında çalıştıran, eksik gördüğü hususlara, yanlış davranışlara müdahale etmeli, yeni emir ve talimatlar vererek durumu düzeltmelidir. İşin ifası sırasında çalışanın yetkilerini aşması durumu denetim ve gözetim yükümlülüğünü ihlal kapsamında değerlendirilmektedir. Çalıştıran, çalışanın çalıştırılacağı yer, iş türü, terfisi ve nakilleri hususunda özenli olmalı, çalışanın başka bölüme kaydırılması durumunda gerekli eğitim ve donanımı sağlaması gerekmektedir.
  5. TBK. m.66/III.’e göre “Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletme faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür”.  Buna göre, çalışanın faaliyetinin çalıştırana ait bir iş olması ve işin yapılması sırasında işletmede herhangi bir eksikliğin kendini göstermesi gerekmektedir. Bu kapsamda örneğin yanında bahçıvan, çocuk bakıcısı çalıştıran kişiler için adam çalıştıranın sorumluluğu ilkeleri uygulanırken, bir işletmede adam çalıştırılması halinde ise çalıştıran aynı zamanda TBK.m.66/III’ü de ispatlamak durumunda kalacaktır. İşletmede çalışanların yeterli sayıda olması, işi yapmaya ehil olmaları, bu iş ve çalışanlarla ilgili gerekli kural ve düzenlemelerin yapılmış olması, işle ilgili önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınması gibi hususlar işletmede işlerlik kazanmış ise, zarar doğmasını engelleyecek şekilde kurulan bir işletme olduğu kabul edilmektedir.

Yukarıda sayılan nedenler adam çalıştıranın sorumluluğunu doğururken, adam çalıştıran, gerekli özen gösterilmiş olsaydı bile yine de zararın gerçekleşeceğini ispat ederse, sorumluluktan kurtulabilmektedir. Burada illiyet bağının kesilmesi söz konusudur. İlliyet bağını kesen sebepler, mücbir sebepler ya da üçüncü kişinin kusuru ile zarar görenin kusuru olabilir. Mesela üçüncü kişinin itmesi ile ya da çalışanın intihar sebebiyle bir yerden atlaması durumlarında, adam çalıştıran meydana gelen zarardan sorumlu olmayacaktır.

Adam çalıştıran ödediği tazminat için, ancak zarar veren çalışanının bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. Adam çalıştıranın ödediği tazminat için çalışanına rücu edebilmesi, zarar görenin haksız fiil ile karşılaşmış olması ya da çalışanın davranışının, çalıştırana karşı yüklendiği borca aykırı davranıştan kaynaklanması gerekmektedir. Çalıştıranın çalışandan isteyebileceği tutar zarar görene ödediği tazminatı geçemez. Bununla beraber adam çalıştıranın rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişilerin öğrenildiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar.

  Bu haber 3443 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Söyleşi HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı