bursa escort görükle escort bayan

bursa escort görükle escort

marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
HABER AKIŞI

31. Milli ve Yerli Esnaf Buluşması Doç. Dr. Nihat ALAYOĞLU’nun katılımıyla gerçekleşti

 Tarih: 30-01-2019 01:39:45
Esnaf Bülteni Dergisinin her ay geleneksel hale getirdiği “Milli ve Yerli Esnaf Buluşmaları”nın 31.si İstanbul Ticaret Odası (İTO) Genel Sekreteri Doç. Dr. Nihat Alayoğlu’nun katılımı ve Hayat İş Sağlığı ve Güvenliği Ltd. Şti.’nin ikramlarıyla gerçekleşti.

Program, Esnaf Bülteni Dergisi sahibi, Milli ve Yerli Hayat İnşası Platformu (MİYHİP) ve Yeniden İnşa Derneği (YENİDER) Başkanı Eşref Küçükateş’in konuşmasıyla başladı;

“Bu akşam bizi kırmayıp, davetimize icabet eden, onur konuğumuz: İTO Genel Sekreteri Doç. Dr. Nihat Alayoğlu’na teşekkürlerimizi sunuyorum. Son günlerde yaptığımız çağrılarda özel bankaların mevduat hesaplarına yüzde 25, yüzde 30 faiz vermesi ülke kalkınmasına büyük darbedir. Yatırımı engelleyen en önemli unsur yüksek faizdir. Kamu bankaları da özel bankaların aksine faiz oranlarını düşürdü. Bu nedenle diyoruz ki özel bankalarda hesabı olanlar, hesaplarını kapatmalı, kamu bankaları ile çalışmalı. Ülkesini seven, milli ve yerli her esnafın bu ülke için yapması gereken bir görevdir.

2016 Ocak ayından bugüne kadar 31. Programımızı gerçekleştiriyoruz. Şubat ayından itibaren sabah kahvaltıları da gerçekleştirerek, bu toplantılarımızı büyütmek istiyoruz.  Birbirini destekleyen ve dayanışma içerisinde olan bir yapı içerisinde olacağız.”

Yapılan hatim duasının ardından İTO Genel Sekreteri Doç. Dr. Nihat Alayoğlu; “Öncelikle sizlerle bir araya gelmeme sebep olan beni buraya davet eden Eşref Küçükateş’e ve Küçükateş ailesine çok teşekkür ediyorum. Yaptıkları çok güzel bir çalışmaya da tanıklık ettim, bilgi sahibi oldum. Allah gayretlerinizi, çalışmalarınızı daim eylesin.

Ben hayata, aile şirketimizin içerisinde başladım. 2018 Ağustosu’nda daha önce 1994 yılında yaşanan dövizde oynama sebebiyle şirketimizi kapatma kararı alarak, 2000 yılında profesyonel hayata geçtik. İlk iş deneyimim, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD)’a bağlı, Uluslararası Teknolojik, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın (UTESAV) Müdürlüğünü yaptım. Dokuz yıl, MÜSİAD bünyesinde Genel Sekreter Yardımcılığı, Kalite Yönetim Müdürü ve Genel Sekreter olarak görev yaptım. 2018 yılı, Mayıs ayı itibariyle İTO Genel Sekreteri olarak görevimi ifa etmeye çalışıyor, bir yandan da doktora dersleri veriyorum.

Bu hayat hikâyesinin bize öğrettiği; biraz bugünün, biraz yarının hepimizin ortak hikayesine ve ortak kültürüne hitap etmesi. Bankalara iş adamları boyutuyla baktığımızda kimsenin düşmek istemediği, ama eksikliğinin de arandığı bir kuruluş olduğunu görüyoruz. Hiç kimse kâr zarar ortaklığı altında zarara ortak olmak istemez. Ortaya çıkan zarar devlet kararıyla olmasına rağmen kimse zararı üstlenmek istemez. Benim tavsiyem; kendi öz kaynaklarımızla yatırımlarımızı yapma becerisini geliştirmeliyiz. İnancımız gereği bizlerin biriktirmemesi gerekiyor. Biriktirmeyi seviyoruz. Ama sermayenin hayatın ve ekonominin içerisinde olması lazım.

Bankalarla ilgili sıkıntılarımız var. Kriz döneminde bile en büyük kârı bankalar yaptı

 İş adamlarının, esnafın en büyük sıkıntısı finansman elde edememesi. Alacağı varsa alamıyor, ucuz maliyeti elde edebileceği bir mecra bulamıyor. İki yol var; eğer kredi muslukları açılırsa, bunu katılım bankaları ya da diğer bankalardan kredi alarak hayatınıza devam edeceksiniz. Bunun için de kredi alırken, yüzde 30’lara varan maliyetle aldığınız krediyi yüzde10, yüzde5 kârla geri ödeme yapamayacağınızı bilerek alın. Bugünkü finansman maliyetiyle bankanın kaynak alarak hayatını devam ettirecek bir işletmenin, en az yüzde 50 kâr edebiliyor olması lazım. Günümüzde böyle bir kâr hangi sektörde, hangi şekilde var ben bilmiyorum. Bu durumda matematik belli: eğer ki çıkması gerekenle, girmesi beklenen arasındaki makas, sizin çıkacak olan paranız aleyhineyse bunun sürdürülebilir olması mümkün değil. Varsa malınız mülkünüzü satarak hayatınızı sürdüreceksiniz. Bunlar hayatın gerçekleri, yeni şeyler değil. Her biriniz belli dönemlerde buna benzer şeyleri yaşamışsınızdır.

İş hayatı açısından bunlarsız bir hayat mümkün mü?
Mümkün. Ekonomik anlamda, işletme mantığıyla bir işletmenin varlığını sürdürmesinin temel unsuru finans maliyetinin düşürülmesidir. Birini işimize ortak alma konusunda ketumuz. Fakat ortak alınca ortaya çıkan kârı paylaşma konusunda isteksiziz, bankadan kredi alarak daha fazlasını onlara verme konusunda hevesliyiz. Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Arka planda birtakım değerlerimizi kaybettiğimizi görüyorum. Mesela; birbirimize olan güvenimizi kaybetmişiz. Biraz geçmişe doğru gittiğimizde, bir telefonla büyük miktarlar verilirdi. İşletmeler arasında sözün senet olduğu dönemler, 40 yıl öncesi. Sözün bu kadar muteber olduğu bir toplumken, bugün senet ve çeki kimse almak istemiyor. Babanın oğluna, kardeşin kardeşe güvenmediği bir toplumda yaşıyoruz. İnanç sağlam, iman güçlü olunca sözün bir değeri oluyor. Allah korkusu insanların sözünü senet haline getirir. Ortaklık, paylaşımcılık, adalet kaybettiğimiz değerler… Bir insanı dürüstlük sıfatıyla özelleştirerek kullanmak aslında neyin ifadesi olduğunu düşünmüyoruz. Müslüman zaten dürüst olmalıdır.
Bizde her olumsuzluğun arka planında bizim dışımızda başka bir kişi, başka bir kurum olduğunu alışkanlık edinmişiz. Yükümlülüklerimizden kaçıyoruz. Paylaşmayı yeniden inşa etmeli, birlikte hareket etmeli, küçük birikimleri beraber kazanma, kazandığımızı adil bir şekilde pay etmemiz lazım. Bunları yapamazsak bu krizlerden kurtulamayız. Dayanışma içerisinde olmamız, kurumsal iletişimi (adalet, şeffaflık, hesap verebilirlik, sorumluluk) benimsememiz gerekiyor. Biz Müslümanlar olarak zaten bunları uyguluyor olmamız lazım. Bunlar iş hayatının ek kritik noktalarıdır.

Yerli ve Milli olmak için bir projemiz var
Toplumda yerli ve milli ürünlerin kullanılması için bir projemiz var. Yakın zamanda başlayacağız. Yerli ve milli ürünlerin kullanılmasına, kullanırken öncelik verilmesi bilincine ihtiyaç var. İçinde bulunduğumuz ortam, ekonomik durum düşünüldüğünde belli bir oranı bile bu ülkede üretiliyorsa yerli ve milliliği kimseye bırakmamız lazım. Kriz kelimesi Çince ’de fırsat ve tehdit anlamına geliyor. Kriz kendimizi yenilemeye de yok oluşumuza da vesile olabilir. İşletmeler ve ülkeler için aynı şey geçerlidir. Krizi fırsata çevirmemiz lazım. Bu ülke yüzde yüz yerli ve milli üretime ihtiyaç olduğunu anlar ve iş hayatının tüm katmanlarına yayarsak, temel hedefimiz bu olursa başarıya ulaşır, rekabet eder hale geliriz. Bütün sorunlara çözüm yeri olarak Ankara’yı görmek kabul edilemez. Bireysel olarak küçük sorunlara çözüm üreterek başlamalıyız. Ülke siyasal, ekonomik anlamda ancak bu şekilde kazanır. Öncelikle kritik ürünleri yerlileştirmeli, birbirimize hakkaniyetli davranmalıyız. Kriz var diye kafayı eğip hayıflanmanın, suçlu aramanın bir anlamı yok. Bunlar sorunu çözmez. Dolayısıyla yerli ve milliliğin tüketim toplumundan üretim toplumuna geçmeden sorunlarımızı çözemeyiz. Geriye dönük bir hesap yaparsak kendi hayatımızı, günlük hayatımızdaki bu değişikliğe yatırdığımız paraları bu ülke ekonomisine yatırsaydık kaç kalemi devre dışı bırakmış olurduk? Tüketim meselesinde kendimizi ciddi bir şekilde sorgulamamız gerekiyor.”

İş arayan ile işvereni buluşturan firmalar gibi para arayan iş sahibi ile yatırım yapmak isteyen para sahibini buluşturan bir çalışmanız var mı?
Sistematik olarak böyle bir çalışmamız yok. Kriz sonrası bazı insanlarımız ortak arayışına girdiler.  Özellikle yabancı sermayeden Türkiye’de yatırım yapmak isteyenleri uzlaştırmak için katkımız oldu. Bu bir merkezle mesele haline getirilebilir mi bunu çalışacağız. Belki bununla ilgili, bizim bilgiyi ticarileştirme merkezimiz (BTM) gençlerin fikirlerini hayata geçirilmesi için yapılanan merkezimizde gençleri iş sahibi yapıyoruz. Projelerini hayata geçirenlerden de yerli yabancı yaklaşık beş milyon dolar karşılığında ortaklık yatırımı aldılar. Dolayısıyla sermayesi olup, iyi bir ortaklığa yatırım yapmak isteyenler için hali hazırda mecralarımız var.

Esnaf Bülteni Dergisi sahibi, Milli ve Yerli Hayat İnşası Platformu (MİYHİP) ve Yeniden İnşa Derneği (YENİDER) Başkanı Eşref Küçükateş: Biz de verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyoruz. Birlik, beraberlik anlamında
bizi motive etmek için, gayret sarf ettiniz. Gerçekten, çok yol kat etmemiz lazım. Çünkü bize çok şey kaybettirdiler. Baba oğluna, evlat babasına bile güvenemez oldu. Dayıya, komşuya vs. güvenecek hiçbir şey bırakmadılar. Artık insanlar kendisinden korkar, kendisinden şüphelenir hale geldi. Dolayısıyla bunu yıkmak lazım. Bunu da sağ olsun sayın Nihat Alayoğlu çok güzel vurguladı.

Eşref Küçükateş, 31. Yerli ve Milli Esnaf Buluşmasına katılan İTO Genel Sekreteri Doç. Dr. Nihat Alayoğlu’na plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle toplantı sona erdi.

OTUZBİRİNCİ “Milli ve Yerli Hayat İnşası Esnaf Buluşması”na katılan konuklar;

Doç. Dr. Nihat ALAYOĞLU (İstanbul Ticaret Odası (İTO) Genel Sekreteri) Eşref KÜÇÜKATEŞ  (Milli ve Yerli Hayat İnşası Platformu ve Yeniden İnşa Derneği Gen. Bşk. Esnaf Bülteni Dergisi )  Adem Önder (Önder Denetim, Mali müşavirlik), Adnan Çakmak (Sağlık Hizmetleri ltd.), Ali Sanioğlu (KOSGEB Kobi Uzmanı), Bilhan Duman (Ziraat Katılım Osmanbey Şube Müdürü), Emrullah Çınar (Ziraat Bankası Teknopark Şube Müdürü), Erdal Atik (Gölgelendirme, İklimlendirme), Hacı Arıcı (Yazar, Aydınlatma Firması Sahibi), Halil Taşkale (İsmek İstihdam Rehberi), Hanifi Kayaner (İsmek İstihdam Rehberi), Hasan Gedik (Destek Patent Aş.), İbrahim Giritli (Hayat İş Sağlığı Güvenliği Hizmetleri), Mehmet Kayhan (Emekli Hakim), Metin Ruşen (Basın Mensubu), Mevlüt Kiracıoğlu- Yasin Özbilir (Hilal Mefruşat), Necat Çolak (Necat Asansör ve Emlak İnş.), Onur Ay (), Özgür Polat (İsmek İstihdam Rehberi), Ömer Çördükçü (Bereket Etiket), Ramazan Yılmaz (Özel Duygu Hastanesi Halkla İlişkiler Müdürü), Salih Güneş (Fatih Meslek Eğitim Merkezi), Şakir Albayrak (Emekli Edebiyat Öğretmeni, Yazar), Yusuf Bardak (Avukat), Zekai Durak (Durak Medya), Kamil Tunoğlu (Yazarlar Birliği üyesi, İnş. Sektörü), Bayram Yeşiltaş (Fatih Meslek Eğitim Merkezi Müd. Yrd.), Hasan Öztürk (Makine Mühendisi), Zülal Özdemir (Akmil Reklam Matbaa), Yasin Akyüz (Destek Patent), Şükrü Küçükateş (İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşk.), Şeref Küçükateş (Yeniden İnşa Der. Yön. Kur. Üye.)

  İLGİLİ GALERİ
  Bu haber 5610 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER STK-Vakıf-Oda-Birlik HABERLERİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Yukarı